Wolfenstein II: The New Colossus

Geliştirici:
Platform:
Tür:
Yayın Tarihi: 27-10-2017
Wolfenstein II: The New Colossus İncelemesi
PUANLAMA
8.7
10.0
Puan Ver

Wolfenstein II: The New Colossus - Puanlama

Oy verebilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.
Giriş yapmak için

Wolfenstein II: The New Colossus İncelemesi

Wolfenstein II: The New Colossus İncelemesi

Hikaye modu ile ön plana çıkan FPS’ler öldü derken karşımıza eski bir dost çıkmıştı. FPS türünün ağa babalarından olan Wolfenstein, boşa geçirdiği yılların ardından The New Order ile Nazi katletmeme yeminini bozmuş ve sahalara dönmüştü.

Hem de ne dönüş! Multiplayer modunu tamamen oyun dışında bırakan The New Order, taş gibi hikaye moduyla akılları almış, çılgın bir aksiyon sunmuştu. 2-3 tur bitirdiğimiz oyunun devamı gelecekti elbette, bu kadar başarılı bir geri dönüşün ardından ağır yaralar alan kahramanımız B.J. Blazkowicz yola devam edecek bir yol bulacaktı illa ki. Buldu da.

wolfensteincolossus-1

Yeni üçlemenin (üçleme olacak, evet) ilk oyunu sert bir final yapmış ve B.J. sağlam yaralar almıştı. The New Colossus tam da bu noktada açılışını yapıyor, araya 3-5 yıl sokmadan kaldığı saniyeden itibaren devam ediyor. Hızlı bir giriş yapıyorsunuz kısacası. Açılış bölümü ders niteliğinde, oyun yapımcılığına öykünen gençlere okutulmalı. Tekerlekli sandalyeye mahkum bir çökük kahraman B.J.’in inatçılığına tanık oluyoruz burada. Tekerlekli sandalye ile aksiyonun dibine vuruyor, kurşun aşkına ket vuramıyor kahramanımız. Müthiş açılışın ardından yavaş yavaş hikayemiz de şekilleniyor.

Naziler işin suyunu çıkarmış, koskoca demokrasi(!) cenneti Amerika’yı işgal etmiş. Klu Klux Klan özgürce sokaklarda geziyor, Naziler Amerikan kültürünü aşağılayıp duruyor, sokak ortasında conileri katlediyor. Buna dur diyecek büyük Amerikan kahramanı B.J. elbette boş durmayacak ve silahlara sarılıp sizi durmak bilmeyen aksiyona davet edecek! Tekerlekli sandalyeden nasıl mı kalkıyor bu adam? Orası da hikayenin sürprizi olsun canım, her şeyi anlattırmayın bana.

Grafikler ne şeker, ne kanlı öyle! Doğruya doğru, ilk oyuna ve yaş sorununu dert eden bazı FPS’lere oranla çok sert Wolfenstein II. Bir Tarantino filmi gibi adeta, kurşunlarınıza denk gelen garibanlar (Nazi’den gariban olmaz!) adeta domates gibi patlıyorlar. Ortalık kan ve uzuvdan geçilmiyor. Nedense eskilerin klasiklerinden Soldier of Fortune geldi aklıma, tamamen serbest çağrışım. Nazi katletmeyi bir keyif malzemesine dönüştürmek için epey uğraşıyor oyun. Mesela ufacık baltayla varlığınızdan habersiz bir düşmana vurduğunuzda absürt bir şekilde iki bacağı birden kopabiliyor. Bu arada aşırı şiddetten yola çıkılarak şöyle bir eleştiri geliyor oyuna yurt dışında; Nazi’lerin kabul edilemez katliamları üzerinden prim yapmaya ve gene öldürmenin (Nazi bile olsa) kutsanmasına yol açıyor Wolfenstein II. Bu ve benzeri eleştiriler çoğu oyuna yöneltiliyor, o yüzden çok da sağlıklı bir tartışma zemini yok ortada açıkçası.

wolfensteincolossus-2

60fps’de resmen yağ gibi akıyor oyunumuz. B.J.’in zıvanadan çıkmışçasına seri saldırılarına rağmen bir an olsun takılmayan Wolfenstein II, teknik başarı ödüllerini bir güzel toparlıyor valla. İnce işçilik de göz dolduruyor; kaplamalar neredeyse sorunsuz, dinamik ışıklandırma ve duman efektleri ekranda şov yapıyor. Patlak ve zıtlıklar içeren renk paleti ise tek kelimeyle harika.

Ara videolara özellikle bayıldım. Wolfenstein II’yi sıkı bir Hollywood aksiyonu izler gibi seyrediyorsunuz. Bolca ara video var bu arada, sankli Metal Gear Solid oynuyoruz. Esprili tonu ciddiyet ile şaşırtıcı bir uyumla harmanlayan yapım ekibindeki geyik kafaları yakından tanımak isterdim açıkçası. Videoları geçme özelliği var bu arada ama hiç de tavsiye etmem.

Wolfenstein II: The New Colossus’un oynanabilirlik adına ilk oyunun üzerine pek bir yenilik getirdiği yok, ne yalan söyleyeyim (niye yalan söyleyeyim zaten). Aksiyon deseniz çılgınca, DOOM ve Call of Duty kırması bir delilik festivali. Kurşunlar bir an olsun B.J.’in hayatından eksik olmuyor, vızır vızır uçuşuyorlar. Eski FPS tatları hala çok kuvvetli; dalga dalga gelen düşmanlar, orta şekerli yapay zeka eşliğinde sizi zorluyor. Normal ve hatta Kolay zorluk seviyesinde bile ölmek çok kolay. B.J. biraz kurşun yesin, patates gibi seriliyor yere. O yüzden kurşun geçirmez olduğunuz, hunharca ölümsüz olduğunuz oyunları hemen unutun.

wolfensteincolossus-3

Multiplayer modu gene yok, gerek de yok. 15-16 saati bulan ve ek hikaye paketleriyle ömrünü de uzatacak olan oyunun sundukları gayet yeterli. Hikaye odaklı FPS’lerin, hatta oyunların azaldığı şu dönemde The New Colossus ilaç gibi açıkçası. Oyunda keşfedilecek pek çok ekstra olduğunu da belirteyim. Heykeller, hikayenin Nazi tarafına derinlik katan yazışma ve gizli dosyalar, alternatif geçmişte bir anda Alman grupları tarafından icra edilen Amerikan klasiği şarkılar gibi bulunacak ekstralar gizlenmiş oyuna. İyi gizlenmişler bu arada, her bölümü iyice didik didik etmeden çoğu ekstrayı bulmanız zor.

Aksiyon arzuna kurban senin B.J.! Oyun drama tonu yüksek ve etkileyici bazı bölümler dışında durmak bilmiyor. Şiddet dozu yüksek aksiyona boğulacaksınız resmen, emin olabilirsiniz. Hikayede en çok hoşuma giden şey şu oldu; 4-5 saat oynadıktan sonra ‘’Tamam, bu oyunun sunacakları bu kadar’’ diyorsunuz ama öyle bir an, öylesine şaşırtan bir gelişme yaşanıyor ki, sadece hikaye değil oyun dinamikleri bile bir anda değişip vites yükseltiyor.

Silah seçenekleri az ama öz. Makinalı ve pompalı tüfekler, susturucu ile geliştirilebilen tabanca, sessiz ama vahşi ölümlerin yaratıcısı balta gibi silahlara aksiyona istediğiniz gibi yön verebilirsiniz. The New Colossus’ta B.J.’in silah yelpazesine dahil olan yeni silahlar da var. Güç silahı olarak adlandırılan bu silahlar inanılmaz yıkım gücüne sahipler. Kimi düşmanı bir anda buhara dönüştürürken, kimi de alev topuna dönüştürebiliyor. Özellikle duvarlardaki şarj aparatlarıyla doldurulabilen buharlaştırıcı silahı kullanmak inanılmaz keyifli. Az önce size öfke ile kurşun yağdıran Nazi askeri, bir anda şirin bir buluta dönüşebiliyor.

Players can duel wield any combination of weapons in "Wolfenstein II: The New Order." (Bethesda Softworks)

Oyunda neyi sevmedin kuzum diyenlere iki şey söyleyebilirim. Birincisi; silahların ağırlığı yok gibi. En ağır gözüken tank gibi bir tüfeği bile su tabancası gibi savurarak kullanabiliyor B.J. Bu da nişan alma sisteminin de gereğinden fazla hassas işlemesine yol açıyor. Ayarlardan hassaslığı kısabilirsiniz tabii ki ama bu da yapımcının yapmak istediklerine ters düştüğünüz, oyunu yanlış oynadığınız suçluluğunu uyandırıyor ister istemez.

Bir diğer sorun ise gizlilik temasının hiç iyi kullanılamamış olması. Nazi subaylarının olduğu bölgelerde ekranın üstünde metre ölçer çıkıyor. Burada amaç askerlere gözükmeden subayları gizlice öldürmek. Böylece alarm devreye girmeyecek ve daha fazla askerle boğuşmak zorunda kalmayacaksınız. Ama oyun genelde buna izin vermiyor. Gizlenseniz bile bir şekilde görebiliyor sizi düşmanlar, subaylar da alarmı aktif edip canınıza ot tıkıyorlar. İlk oyunda gizlilik ile aksiyon çok iyi dengelenmişti, The New Colossus’ta ise aksiyon sevenler çok daha fazla ödüllendiriliyor.

Wolfenstein: The New Colossus, ilk oyunun izinden giden sinematik anlatımı, dinamik öyküsü ve durmak bilmeyen aksiyonu ile göz dolduruyor. Evet, The New Order’ın üzerine müthiş yenilikler yapmıyor ama çizgisini de bozmuyor. Yılın En İyisi ödülünü almaktan çok uzak olsa da renkli, sert, absürt olduğu kadar dramatik tonuyla da etkileyen bir oyun The New Colossus. Zeki FPS arayanlara şiddetle önerilir!

Paylaş:

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Etiketler:, ,


Tarih:28 Kasım 2017 Yazar:HakanOrkan

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol

Üyeliğiniz başarıyla gerçekleşti.

Lütfen adresini kontrol ederek üyeliğinizi onaylayınız.
Ad
Soyad
E-posta
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifre tekrar
PST’den haber almak ister misiniz?

Giriş Yap

Kullanıcı Adı veya E-mail :
Şifre :

Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı veya E-mail :