Resident Evil VII

Geliştirici:
Yayıncı:
Platform:
Tür:
Yayın Tarihi: 24-01-2017
Resident Evil VII: Biohazard İncelemesi
PUANLAMA
8.7
N/A
Puan Ver

Resident Evil VII - Puanlama

Oy verebilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.
Giriş yapmak için

Resident Evil VII: Biohazard İncelemesi

Resident Evil VII: Biohazard İncelemesi

Oyun dünyasının en kral korku serisi Resident Evil uzun zamandır eski günlerini aratıyor, doğruya doğru. Neyse ki bu durum değişmek üzere. Yanlışlarını fark eden Capcom, korkudan uzaklaşıp aksiyona fazla bel bağlayan seriyi yedinci oyunla köklerine döndürüyor.

PlayStation VR desteği ile gelen oyunu almadan önce yapmanız gereken bir şey var. Hemen koşun en yakın mağazaya ve altı çift iç çamaşırı alın çünkü Resident Evil 7 oynarken kirlettiklerinizle değiştirmek için temiz çamaşırlara ihtiyacınız olacak. Haydi, gelin bizleri sürekli ölümün takip ettiği o kirli çiftlik evine girelim hep birlikte.

residentevil7-1

Hikayemiz, karısı üç yıldır kayıp olan Ethan Winters’ın korku dolu macerasına götürüyor bizi. Üç yıl sonra karısından gizemli bir video alan Ethan, açık ovada keklik gibi iz sürüyor ve yolu Baker ailesinin Louisiana kırsalındaki çiftliğine düşüyor. Karısı Mia’yı burada bulan talihsiz adam, normal bir yere düşmediğini ve eşinin de eskisi gibi olmadığını kısa sürede anlıyor. Maceramız da tüm gerginliğiyle başlamış oluyor.

Oyunun hikayesi hızlı ve tansiyonu yüksek bir giriş yapıyor. Özellikle ilk iki saat inanılmaz gergin. İster istemez iptal edilen Silent Hills’in demosu P.T.’yi anımsayacaksınız bu giriş bölümünde. RE7’nin hikayesi öyle aman aman değil, tempo ve tansiyonu sürekli yağ gibi akan bir öyküden ziyade müthiş karakterlerden ve sinematik anlardan sağlıyor oyun. Baker Ailesi tam manyak, her bir bireyi üzerlerinde yapılan Umbrella deneyleri yüzünden insanlıktan çıkmışlar ama bir yandan da insan oldukları döneme ait karakterlerini sürekli sergiliyorlar. Paramparça olduklarında bile gıcık gıcık konuşuyorlar sizinle, neden böyle yaptığınızı, aileye ne zaman katılacağınızı sorup duruyorlar. Üç kişiden oluşan aile ve onlara ”komşuluk” yapanların varlığı başından sonuna kadar terleme sebebi zaten.

Gelelim eleştireceğimiz noktaya. Bunu bir Resident Evil oyunu olarak görmek biraz güç. Tamam, işin içine birkaç eski karakteri ve her zaman her şeyin başı olan lanet Umbrella şirketini ucundan bulaştırıyor hikayeye oyun ama bu seriyi yaratan, hatta korku türüne zombi alt türünü dahil eden bu seriye ait bir oyunda zombi görmemek üzücü. Resident Evil 4 ve 5 ile zaten zombileri geride bıraktığını göstermişti bizlere Capcom ama altıncı oyunda geriye dönüş yaşanmıştı. RE7’de ise bir tane bile zombi yok, Baker Ailesi’nin sapkın üyeleri dışında, beşinci oyunda karşımıza çıkan o çamurla kıyma arası garip mutantlar çıkıyor karşımıza sürekli, o kadar.

residentevil7-2

VR modu dışında oyunun grafiklerinin oldukça sağlam olduğunu söylemeliyiz. Karakterlerin yüz ve beden animasyonları çok başarılı. Mekan tasarımları da gerçekçi ve karanlık tonuyla oyuncuyu hemen içine çekiyor. Seri için özel olarak geliştirilmiş olan RE Engine isimli grafik motorunu gayet etkili bir şekilde kullanmış yapım ekibi. Görsel dilin gücü, sinematik bir anlatımla birleşince ağızda etkileyici ve leziz bir tat bırakmayı başarıyor Resident Evil 7.

Karakterlerin yüz animasyon ve modellemeleri çok gerçekçi ve rahatsız edici. Değişim geçiren karımız Mia ve Baker üyeleri genelde üzerinize aniden çullanıp suratlarıyla ekranın tamamını kaplıyorlar. Belli ki VR düşünülerek hazırlanmış bu sekanslarda görsel işçilik kalitesi de kendisini hemen belli ediyor. İrkilmemek, karakterlerin suratlarındaki gerçekçi ifadelerden rahatsız olmamak güç.

Baker’lar artık sıradan insanlar değiller; siz saldırdıkça deforme oluyor, yere yığılıp kısa süreliğine ölü taklidi yapıyorlar, hatta mutasyona uğruyorlar. Oyundaki asıl bosslar bu ailenin üyeleri zaten ve özellikle mutasyon geçirdiklerinde inanılmaz tasarımlarla karşılaşıyoruz. Özellikle anne karakteri, eklem bacaklı bir canlıya dönüştüğünde alt bölgelerinde beliren böcek kozasına bakıp da gözlerini gondol misketi gibi açmayan bizden değildir (biz kimiz?). Standart düşmanlar ise ne yazık ki sıradan ve sıkıcı tasarımlara sahipler. Resident Evil 5’teki o siyah, balçık gibi olan sivri dişli yaratıklar var ya hani, onların biraz daha şekil değiştirmiş halleri ansızın karşımıza çıkıp duruyor evin koridorlarında. Bu yaratıkların tasarımlarında özel bir numara yok, birbirlerinin de kopyası hepsi.

residentevil7-3

Baker Çiftliği rahatlıkla hastalıklı mekanlar listesinin zirvesine oturabilir. İlk başta temiz kullanılmamış, iyi bakılmamış bir ev gibi gözüküyor ama içlerine ilerledikçe hastalık dozu da yükseliyor. İnsanların kesildiği kesimhaneler, garip sıvıların duvarlarını işgal ettiği köhne odalar ve gizemli bulmacalarıyla sizi sürekli diken üstüne tutuyor, bir an olsun ter damlalarına alın ve avuçlarınızdan geri çekilme fırsatını tanımıyor.

Resident Evil 7 seride bir yenilik yapıyor ve birinci şahıs kamerasını tercih ediyor. Böylece karakterle ve ürkütücü atmosferle daha çabuk bağ kurup olayların içine kolayca giriyorsunuz. Sürekli kapalı mekanda, daha önce belirttiğim gibi rahatsızlık konusunda çağ atlamış Baker ailesinin evinde geçiyor oyun. Dar ve karanlık mekanlarda yön bulmak, mekan bulmacalarını çözmek ve bunu yaparken de sürekli karşımıza çıkan aile bireylerini atlatmak zorundayız. Dikkatinizi çekerim, atlatmak dedim, öldürmek değil. Bu ailenin bireyleri, Umbrella’nın deneyleri sağolsun, ölmüyorlar. Sadece kısa süreliğini paralize olup tekrar ayağa kalkıyorlar. Aile dışında kalan ve korkutma işini pek de başaramayan düz düşmanlar ise öldürülebiliyorlar.

Oyun birinci şahıs kamerasına sahip ama FPS türünün sıkı örneklerindeki o akıcı kontrollere sahip değil pek. Silahınızla nişan almak ve düşmanları vurmak biraz zor çünkü kontroller hantal. Bu olumsuzluk bir şekilde oyunun tansiyonu yükselttiği için çaktırmadan artıya da dönüşüyor, yalan yok. Aksiyon dışında kalan bölümlerde ise bu hantallık iyice ortaya çıkıyor ve ”Sanki biraz daha seri olsaydık, ne de olsa dibimizde bizi köpek maması yapmak isteyen manyak bir aile var!” demeye başlıyorsunuz.

residentevil7-4

Bulmacalar sık sık karşınıza çıkacak ölüm kokan bu evde. Genelde yolunuza devam etmenizi sağlayacak olan kilitli kapıyı açacak anahtarı bulma tarzı. nesne odaklı mekan bulmacalarına sahip Resident Evil 7. İşin püf noktası ise şu; evin haritasını iyice ezberlemek. Harita açıp yolunuza bakabilirsiniz ama kestirmeleri, save noktalarını ve işinize yarayacak ama o an için alamadığınız nesneleri dönüp almak için evi kafanıza yazmalısınız. Bulmacaların geneli bir parçayı başka yerden bulup bulmacanın olduğu yere getirmek veya oda içindeki bulmacayı çözmek üzerine kurulu zaten. Bunu yaparken sürekli bir yerlerden bir şey fırlayacak korkusu ise bu bulmaca tarzına başka bir boyut katıyor. Avuçlarınız sürekli terli kalacak RE7 seanslarınızda, bizden uyarması.

İşin aksiyon tarafını da gergin kılmaya kararlı bir oyun bu; yaralarınızı iyileştiren sağlık paketleri ve çatışmalarda tek dostunuz olan cephane konusunda gayet cimri. Bu cimrilik bir yana, envanter sistemi de işinizi kolaylaştırmıyor. Üçgen tuşuyla açılan menü oyunu durdurmuyor, yani bir düşman size saldırıyorsa öyle donup kalmıyor ve siz heyecan içinde envanterinize bakınırken pençelerini konuşturmaya devam ediyor. Belli kimyasallar silah parçaları ve serinin o meşhur bitkileriyle birleştirilince özel kurşun ve daha güçlü sağlık şişeleri elde ediyorsunuz. O yüzden bu birleştirme işlemini etrafta düşman yokken yapın da durduk yere gerilmeyin.

İlk başta dar bir envanter alanına sahipsiniz. Gördüğünüz her şeyi toplamak mümkün değil, o yüzden save noktalarında bulunan yeşil sandıklara o an ihtiyacınız olmayan şeyleri atabilirsiniz. Büyülü bu sandıklar, bir noktadan koyduğunuz eşyayı haritanın herhangi bir yerindeki başka sandıkta bulabiliyorsunuz. Genelde haritanın önemli noktalarına yakın yerlerde save noktası ve sandık olduğu için çok sıkıntı yapmayın, o an için işinize yaramayanları atıverin sandığa.

residentevil7-5

Oyunun yarısından fazlası mekan bulmacalarıyla boğuşmakla geçiyor. Bulmacaların çok zor olduğunu söyleyemem. Capcom bilinçli bir şekilde kolaylaştırmış işi, aksi takdirde o sarsıcı ve yüksek tansiyonlu atmosfer içinden çıkılamaz bulmacalar yüzünden çileye dönüşebilirmiş. Oyun sizi biraz zorluyor, hafiften kaybolmanızı sağlıyor ama yolunuzu her şekilde kolayca buluyorsunuz. Daha önce de dediğim gibi; haritayı iyice ezberlemek yeterli olacaktır, bu sayede ihtiyacınız olan parçayı bulduğunuzda nereye gideceğinize hemen karar vereceksiniz.

Sağı solu araştırırken VHS kasetler bulacaksınız zaman zaman. Bunları kullanmaya zorlamıyor sizi oyun ama bulup izlediğiniz zaman ileride başınıza gelecekleri önceden tecrübe etme şansına erişiyorsunuz. Bu kasetleri izlediğinizde sizden önce yaşananları, birazdan içine düşeceğiniz tuzağı karınız Mia ve tanımadığımız bir karakteri kontrol ederek oynuyoruz. Bu flashback bölümler hem keyifli, hem de Ethan ile ilerlerken taktiksel bir yol çizmenize izin veriyor. Örneğin; muhteşem bir palyaçolu bulmaca odası var oyunda. Popüler kaçış evlerini anımsatan bu bölümü isimsiz bir kurban ile oynadığımızda başına gelen korkunç sonu görüyoruz. Ethan bu tuzağa girdiğinde ise aynı hataları yapmama fırsatına sahip.

Son çeyrekte ise işin içine aksiyonu da dahil ediyor RE7. İnceden Halka ve F.E.A.R. serilerini anımsatan bu bölümde elimizde makinalı tüfek, karşımıza çıkan beyinsiz çamur yaratıkları kolayca öldürüyoruz. Neyse ki cephane sıkıntısı hep yanı başımızda, o yüzden tansiyon da tamamen bırakmıyor elimizi. Uzun süre götürdüğü o taş gibi atmosferi son bölümde koruyamıyor oyun ama hikayeye tempo katabilmek adına yapılmış numaralar, çok da yüz ekşitilecek bir durum yok açıkçası.

residentevil7-6

Standart düşmanlar asla zorlamıyorlar sizi, tek yaptıkları ansızın karşınıza çıkıp kalp krizi geçirmenize yol açmak. Baker ailesinin üyeleri ise oyunun bossları, bir de ilerleyen bölümlerde tanışacağınız Evelyn var ama kıza hiç değinmiyorum ki sürpriz kaçmasın. Boss savaşları inanılmaz gergin, bu kadar terlediğim oyun anları pek hatırlamıyorum. Bu savaşlar kısmen zor ama asıl olayı sizi fena halde germelerinde. Her biri alabildiğine atmosferik çatışmalar bunlar, sinematik anlatım bu anlarda tavan yapıyor resmen.

Haritaların sağını solunu araştırırken madeni paralar bulacaksınız. ”Bunlar nedir yahu?” diyerek çöpe göndermeyin sakın, oyunda yer alan ufak gelişim sisteminde kullanılıyor bu paralar. Belli bir bölümde karşınıza çıkacak olan karavanda üç tane kuş kafesi göreceksiniz. Bu kafeslerde bir tane özel tabanca, sağlığınızı arttıran özel bir serum ve nişancılık yeteneğinizi geliştiren bir ekstra yetenek yer alıyor. Her biri sizden belli sayıda madeni para talep ediyor. Bunları verince de istediğiniz kafes açılıyor! Öyle detaylı, oyuna doğrudan etki edip oynanabilirliği değiştiren bir sistem değil ama ufak bir renk kattığı kesin.

Resident Evil 7’nin iki önemli sıkıntısı ise kısa süresi ve farklı oyun modlarına sahip olmaması. Hikayeyi en fazla 6-7 saatte bitirmek mümkün. Bu süreyi ancak zorluk seviyesini arttırarak uzatabilirsiniz, bulmacalar işinizi asla zorlaştırmıyor daha önce de dediğim gibi. Hikaye modu dışında bir mod olmaması da kötü tabii ki. Oyunu bir kez bitirdikten sonra tekrar başa dönmek için pek bir sebep yok. Daha doğrusu tek bir sebep var, o da PlayStation VR. Oyunun çıkışıyla sanal gerçeklik başlığına sahip olamayan ama ileride alacak olanlar, illa denemek isteyeceklerdir RE7’yi.

residentevil7-7

PlayStation VR sahibiyseniz temiz çamaşır ihtiyacı da şu anda devreye giriyor. Korkuyu ve tansiyonu resmen beşe katlıyor VR, sinirden tırnaklarınızı yiyecek hale geliyorsunuz. Sadece bir saat deneyebildim oyunu VR’da ama yetti de arttı bile. Bu özel teknoloji sizi alıyor ve oyunun içine sokuveriyor. Artık siz Ethan’sınız, gerçek kimliğinizi unutun. Baker ailesi ile bu kadar yakından tanışma fırsatını yakaladığınız için sevinseniz mi, bilemedim. Ekrana suratını her dayadıklarında içiniz çekiliyor, ister istemez gözlerinizi kaçırmak zorunda kalıyorsunuz. Resmen delilik, benden demesi.

Capcom çok iyi uygulamış oyunu VR’a, baş dönmesi gibi bu yeni teknolojiden beklenen yan hasarlardan eser yok Resident Evil 7’de. Tek bir sorun var, VR modunda iken oyunun görsel kalitesi fark edilir oranda düşüyor. Kaplamalar bir anda çamurlaşıyor, garip bir bulanıklanma efekti ekrana hakim oluyor ama rahatsız edici boyutlarda değil. Diğer yandan; PlayStation VR kataloğunda RE7 kadar yakışıklı bir oyun da yok henüz.

Son yıllardaki dengesiz ruh halini geride bırakıyor Resident Evil serisi. Aksiyonu sadece öykünün ve temponun ilerlemesi adına kullanan, sırtını fazlasıyla korku temasına yaslayan RE7, 6-7 saatte biten hikayesini gayet etkili, ürkütücü bir şekilde anlatabiliyor. Kalbi olanların uzak durması gereken, son yılların en iyi Resident Evil oyunlarından biriyle karşı karşıyayız, bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hele bir de PS VR sahibi şanslı gruptaysanız keyfiniz ikiye katlanacak. İyi korkmalar!

 

 

Paylaş:

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Etiketler:, ,


Tarih:30 Ocak 2017 Yazar:HakanOrkan

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol

Üyeliğiniz başarıyla gerçekleşti.

Lütfen adresini kontrol ederek üyeliğinizi onaylayınız.
Ad
Soyad
E-posta
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifre tekrar
PST’den haber almak ister misiniz?

Giriş Yap

Kullanıcı Adı veya E-mail :
Şifre :

Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı veya E-mail :