Nioh

Geliştirici:
Yayıncı:
Platform:
Tür: ,
Yayın Tarihi: 14-02-2017
Nioh İncelemesi
PUANLAMA
9.5
10.0
Puan Ver

Nioh - Puanlama

Oy verebilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.
Giriş yapmak için

Nioh İncelemesi

Nioh İncelemesi

Dark Souls serisi sayesinde şunu öğrendik; bazı Japon yapımcılardaki canımıza ot tıkama arzusu üst seviyelerde. Dark Souls III’ün bol bol kan çeken iğnesinin acısını henüz unutmuşken karşımıza Nioh çıktı!

PlayStation 4’e özel olarak geliştirilen Nioh, Team Ninja’nın elinden çıkma. Ninja Gaiden gibi görece kazık ama bir o kadar da güzel bir seriye imza atmış olan ekip adına çok da şaşırtıcı bir tokat değil Nioh. Duyurulduğu günden bu yana Dark Souls klonu olarak bakılan ama her fuarda gücüne güç katıp bu erken giydirilen gömleği üzerinden çıkartan Nioh’un geleceği günü (üç tane demo sağolsun) başımıza gelecekleri az çok kestirmemize rağmen iple çekiyorduk, bunda da haklıymışız.

nioh-6

Nioh, Japonya’ya ayak basmış olan ilk Batılı samuray olan William Adams’ın hikayesini doğaüstü bir yorumla karşımıza çıkarıyor. İrlandalı bir denizci olan William, yaşadığı deniz kazasından kurtulur ve kendisini Feodal Japonya’nın kıyılarında bulur. Amrita isimli büyülü altın taşlar yüzünden bazı Batılı güçlerin gözü Japonya üzerindedir. Batı baskısı yetmezmiş gibi ülke kendi içinde de Ishida ve Tokugawa klanlarının arasındaki çatışma yüzünden zor günler geçirmektedir. İşin içine büyü ve şeytani yaratıkların da girdiği bu savaşın ortasına düşen William, kara büyüleriyle klanları birbirine düşüren bir diğer Batılı olan Edward Kelley’i durdurmak zorundadır.

Hikayemiz bundan ibaret. Nioh, Dark Souls’un oyun dinamiklerini ödünç alırken, sinematik anlatım ve öykücülükteki düşük tempoyu da almış yanına. Daha derin, sıkı ara videolarla zenginleşen bir hikaye bekliyor insan ama Nioh bunu sunamıyor ne yazık ki. İlk 1-2 saat öyküden eser yok, ne yaptığınızı bilmeden köyü dolaşıyorsunuz. Bu müthiş eğitim tadındaki uzun girişin ardından hikaye yavaş yavaş şekillenmeye, yeni karakterler olaya dahil olmaya başlıyor. Nioh’un hikayesinde Japon kültüründe yer almış önemli tarihi isimler de sahne alıyorlar (örneğin; Hattori Hanzo). Öykü anlatımı ve temposu sıkıntılı olabilir ama öylesine doyurucu bir oynanabilirliği ve aksiyonu var ki bu oyunun, hikaye falan aramıyorsunuz açıkçası ve sadece hayatta kalmanın önem ve değerine odaklanıp kılıç sallarken buluyorsunuz kendinizi.

Nioh’un grafikleri kaliteli. Ağızları açık bırakacak bir iş yok ortada ama göze kürdan durumu da söz konusu değil. Oyunun grafikleri gayet keskin, tasarımları etkileyici ve teknik açıdan yağ gibi akıyor. İnsan karakterlerin tasarımlarında çok özel bir durum yok ama söz konusu yaratıklar olduğunda hemen vites yükseltiyor Nioh. Bir Bloodborne veya Dark Souls’taki kadar çılgın yaratık tasarımları beklemeyin ama gene de ekrana kilitlenip kalıyorsunuz Nioh’un büyük iblisleriyle yüz yüze gelince.

nioh-5

Mekan tasarımlarına bayıldım yahu! Özellikle gece geçen bölümlerde Feodal dönem köyleri öylesine etkileyici gözüküyor ki, her bir köşeyi keşfetmek inanılmaz keyifli. Farklı dokulara sahip kapalı alanlar ve yaratıkların cirit attığı daha fantastik mekanlarda da resmen tasarımsal nirvanaya ulaşıyor Nioh, oyuncusunu alıp karanlık ama etkileyici bir dünyanın ortasına fırlatıyor.

Harika bir seçenek sunuyor size Nioh -ki bence bunu her oyun yapmalı. Action Mode isimli görsel modu seçerseniz, grafiklerden biraz fedakarlık yapıp 60fps’de resmen yağ gibi akan, gram takılmayan bir oyuna dönüşüyor Nioh. Movie Mode ise özellikle kaplamaların gayet güzel gözüktüğü, grafiklerin bir tık yukarıda durduğu ama 30fps’ye kilitlendiği bir mod. Kesinlikle Action Mode’da oynayın oyunu, refleks ve saliselik kararlara dayalı aksiyonda 60fps değerleri hayati önem taşıyor. Dahası, bu modda bile grafikler hiç ama hiç kötü değil. Bu seçeneğin asıl farkını muhtemelen PS4 Pro gösterecektir bizlere.

Nioh’u Dark Souls kopyası olarak adlandırmak kolaya kaçmak ve daha da önemlisi büyük bir yanlış olur. Evet, oyun belli başlı oyun dinamiklerini ve yüksek zorluk seviyesini bu seriden ödünç almış ama tembelce kopyalamak yerine üzerine müthiş fikirler ve lezzetli ötesi bir oynanabilirlik eklemiş. Bazı açılardan bakıldığında Nioh’u Dark Souls serisinin önünde gördüğümü bile söyleyebilirim. Bunların en başında biraz daha oyuncu dostu olan ve tam tadında zorluk çıkaran aksiyon geliyor. Doyurucu kelimesinin içine doldurup taşıran aksiyon dinamiklerini öğrenmek oldukça basit ve oyuncuyu daha az cezalandırıyor. Öğrenme eğrisi düşük ama ustalaşmak ciddi şekilde zor. İşin keyfi de burada çıkıyor zaten. Bu dikenli yol müthiş keyifli, aksiyonun zorluk dengesi olması gerektiği kadar yüksek, daha ötesi değil. Dark Souls’da icat ettiğim, savururken benim gibi bir küfürbazın bile kendine şaştığı küfürlerin yarısını kullandırtmadı bana Nioh, benzer zorluklar çıkartıyordu başıma oysa ki. Team Ninja dengeyi o kadar iyi kurmuş ki, seviyeli zorluk derecesi sayesinde bir an olsun soğumuyorsunuz Nioh’tan.

nioh-4

Oyunun aksiyonu ağırlıklı olarak yakın dövüş silahlarına dayalı. Yani kılıç, mızrak, balta ve kancalar eksik olmuyor elimizden. William aynı anda iki yakın dövüş silahı, iki tane de menzilli silah taşıyabiliyor. Kesici silahlarda zırh-silah-ağırlık dengesi inanılmaz önemli. Yüksek koruma sağlayan zırhlar sizi yavaşlatıyor ve hatta her saldırı hamleniz ve kaçma hareketinizde azalan Ki isimli barın daha hızlı tükenmesine yol açıyor. Bana sorarsanız, orta seviye zırhları tercih edin. Böylece tam dolu bir Ki barında 5-6 saldırı gerçekleştirebilirsiniz.

Yakın dövüşte rakibe R3 ile kilitlenmeyi sakın ihmal etmeyin. Bu önemli ilk hamlenin ardından sıra taktiksel savaşlara geliyor. En sıradan rakip bile size net bir darbe verirse sağlık barınızın yarısını alabiliyor. Bunun için bir eliniz hep savunma tuşu olan L1’de dursun. Sonraki en önemli tuşunuz ise X. Her yöne kaçma hareketini gerçekleştiriyor bu tuş. Rakibiniz size doğru hamle yaptığı anda X ile arkasına kaçın ve Kare ile hafif, Üçgen ile ağır saldırınızı gerçekleştirin. Bu yöntem çılgınca zevkli, çatışmalardan alacağınız keyfi yazarak anlatmam çok güç.

Kılıç kalkan ekibinin dışına çıkıp uzun menzilli silahlar da kullanabiliyor William. Ok-yay ile uzaktan düşmanları sessizce öldürebilir, barutlu tüfek ile herkesi ayağa kaldıran ama etkili atışlar gerçekleştirebilirsiniz. Bu silahlar için oldukça kısıtlı cephaneye sahip olacağınızı unutmayın sakın. Her tip silah için şöyle bir durum da söz konusu; bir silahı ne kadar fazla kullanırsanız, William o silahı iyice tanımaya başlıyor. Bu sayede de zaman geçtikçe silahını çok daha etkili bir şekilde kullanmaya başlıyor.

nioh-3

William’ın numaraları bu kadar değil elbette. Stance, yani Duruş sistemi sayesinde rakibe göre farklı taktik yapma imkanı tanıyor Nioh. Yukarı Duruş’a geçtiğinizde silahını yukarıda tutuyor William ve omzundan güç aldığı için daha hantal ama darbe gücü ciddi şekilde yüksek saldırılar gerçekleştiriyor. Silah çok yukarıda olduğu için bu duruş savunmanızı zayıflatıyor. Alçak Duruş daha savunma odaklı, iri kıyım düşmanlarda işe yarayan bir duruş. Silahı aşağıda tutup darbelerden daha az hasar alıyor, saldırılarınız da daha seri ama etkisi düşük bir şekilde hayata geçiyor. Orta Duruş ise her iki duruşun dengelenmiş hali, biraz ondan, biraz bundan. Kısa bir öneri yapayım o zaman size; en vasat, insan düşmanlara Yüksek Duruş, giriş seviyesi iblislere Orta Duruş ve orta-büyük seviyedeki bosslara Alçak ve Orta Duruş ile saldırın.

Her bir saldırı ve kaçma hareketi Ki barınızdan götürüyor dedik. Dark Souls’tan arak bu bar için de bir numarası var William ve elinizi bu numaraya alıştırsanız çok ama çok iyi edersiniz. Düşmanı bulan her net saldırınızdan sonra karakterinizin üzerinde mavi bir ışık halkası belirecek. Bu ışık netleştiği anda R1’e basarsanız Ki barınız bir anda tamamen doluyor. Team Ninja’nın tuş seçimi biraz yanlış olsa da, bu harekete alıştığınız takdirde zor anlarda hemen başınızı kurtaracaksınız. Reflekse dayalı bu özellik oyuna farklı bir keyif katıyor açıkçası.

Durun, daha bitmedi! Oyuna başlarken seçeceğiniz ama her save noktasında değiştirme şansınızın olduğu bir Koruyucu Ruh’a sahipsiniz Nioh’ta. Bu ruh öldürüldüğünüz noktada kalıyor ve son save noktasında doğduğunuzda gidip onu aynı yerinden almalısınız. Biri gene Dark Souls dedi, değil mi? Bu ruh size ne katkı sağlıyor peki? Önemi büyük, sakın hor görmeyin kendisini. Aksiyonda yavaş yavaş dolan bir barı var bu ruhun. Tamamen dolduğunda Yuvarlak ve Üçgen tuşlarına aynı anda basarsanız kısa süreliğine farklı bir azmana dönüşüyor William ve kesemeyeceği düşman kalmıyor. Darbeye hala açıksınız ama saldırı gücünüz bu modda o kadar yüksek ki, rakibi ciddi şekilde zayıflatma ve yok etme şansınız da ciddi şekilde artıyor. Haritaları kolaçan ederken gördüğünüz mini boss veya iri kıyım ciddi bosslara saklayın bu barı, önünüze gelene kullanmayın derim ben.

nioh-2

Save sistemi de Dark Souls’a çok benziyor. Haritaların belli bölgelerinde şirin ötesi varlıklar tarafından korunan sunaklar var. Bu sunaklar sizin sadece save noktanız değil. Düşman temizledikçe topladığınız Amrita’ları karakter gelişiminde kullanıyorsunuz ve gelişim ağacı da bu sunaklarda. Hemen belirteyim, bir dünya insan kesip biçtiniz ama son sunağa geri dönüp oyunu savelediniz. Tüm düşmanlar tekrar diriliyor, her şeyi baştan yapmanız gerekiyor. Aldığınız risk kadar ödüllendiriliyorsunuz böylece ama çok risk de iyi değil. Temkinli ilerleyip sık sık geri dönün gerekiyorsa. Karakterinizi hızlı geliştirmenin bir yolu da bu zaten. Gelişiminiz Güç, Dayanıklılık ve Büyü belli ana başlıklarda gerçekleşiyor. Amrita ile istenen bedeli ödediğinizde hem puanları yatırdığınız ana başlık ve ona bağlı tüm yetenekleriniz gelişiyor, hem de doğrudan William’ın seviyesi bir kademe artıyor. Her seviye atladığınızda bir sonraki gelişim için istenen Amrita tutarı da otomatik olarak yükseliyor.

William kardeş sadece kesici aletler üzerinde uzmanlaşmış değil, biraz büyü de biliyor kendisi. Onmyo isimli büyülü yetenekler var ve seviyenize bağlı olarak kullanabileceğiniz bu büyüler Jutsu olarak biliniyor. 40’ın üzerinde Jutsu var oyunda ve her biri William’a sıkı birer destekçi. Talisman Fire örneğin, kesici silahlarınıza ateş gücü ekliyor kısa süreliğine. Earthfolding ise dua ettiğiniz son sunağa otomatik olarak ışınlanmanızı sağlıyor. Bunun gibi pek çok irili ufaklı büyü özellikle bosslar karşısında işinizi kolaylaştırıyor, önem verin derim.

Nioh’un haritaları oldukça geniş ama bir Dark Souls özgürlüğü aramayın sakın. Oyunda ilk görevi tamamladıktan sonra görev haritası açılıyor ve burada ana ve yan görev seçebiliyorsunuz. Bir görevi seçtiğinizde onun haritasına ışınlanıyorsunuz, diğer bölgeler kilitleniyor. Bu da keşif ruhunu biraz baltalıyor açıkçası. 15 kere ölüp aynı yolu teperken normalde sıkılmanız gerekiyor ama Nioh’da da Dark Souls serisindeki o gizemli büyüden var, bir şekilde inanılmaz derecede bağlıyor kendisine ve aynı yolları tepmek, aynı düşmanları tekrar tekrar kesip biçmek hep keyif veriyor. Ana görevlerdeki bölüm sonu bossları pek bir kazık yalnız. Standart düşmanlar sizi pek zorlamıyor daha önce de dediğim gibi ama bosslar öyle değil. Tamam, bir DS zorluğu yok bosslarda ama gene de canınızı fena halde sıkacaklar.

nioh-1

Pek bir güzel bu oyunun müzikleri. Geleneksel Japon müzikleri genelde fonda ve oyunun atmosferine doğal olarak çok yakışmışlar. Boss savaşlarında o dingin melodilerin yerini daha gaz besteler alıyor ve bu noktada da görevlerini eksiksiz yerine getiriyorlar. Efektler de pek bir şık, pek bir havalı. Metal metale değdiğinde çıkan o şıkırtılar içinizi kıpraştıracak, her bir çatışmayı daha bir keyifli kılacak, benden söylemesi.

Nioh olmuş efendim. Dark Souls çakması yaftasını daha ilk dakikasında üzerinden atmayı başaran oyun bu yılın erken hiti ve PS4’te çıkan en güzel şeylerden. Dark Souls serisinden bazı dinamikleri ödünç alan, zorluk seviyesi ile oyuncusunu iyice test eden ama bunaltmayan bir oyun Nioh. İçi dolu, dinamik ve reflekse dayalı aksiyonu ile önüne gelene gözdağı verecek güçte bir oyun bu ve zorlanmayı seven oyunculara ilaç gibi gelecek. Muhtemelen 2017’nin en iyi oyunları arasında ilk üçte yer alacak yıl sonunda Nioh, o yüzden bu güzelliği sakın ıskalamayın.

Paylaş:

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Etiketler:


Tarih:20 Şubat 2017 Yazar:HakanOrkan

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol

Üyeliğiniz başarıyla gerçekleşti.

Lütfen adresini kontrol ederek üyeliğinizi onaylayınız.
Ad
Soyad
E-posta
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifre tekrar
PST’den haber almak ister misiniz?

Giriş Yap

Kullanıcı Adı veya E-mail :
Şifre :

Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı veya E-mail :