Mass Effect Andromeda

Geliştirici:
Yayıncı:
Platform:
Tür: ,
Yayın Tarihi: 23-03-2017
Mass Effect Andromeda İncelemesi
PUANLAMA
7.2
7.0
Puan Ver

Mass Effect Andromeda - Puanlama

Oy verebilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.
Giriş yapmak için

Mass Effect Andromeda İncelemesi

Mass Effect Andromeda İncelemesi

Bekleyiş sonunda bitti! Mass Effect serisinde ikinci dönemi başlatan Andromeda nihayet aramızda ve uçsuz bucaksız uzayda kaybolmak için hiç bu kadar hevesli olmamıştık.

İlk üçlemenin kahramanı Shepard’ı geride bırakan yeni seri, tamamen yeni ve taze bir döneme odaklanıyor. Orijinal üçlemenin 2. ve 3. oyunu arasındaki bir döneme, 2185 yılına götürüyor bizleri Andromeda ve Citadel Konseyi üyesi dört farklı ırkın yerleşmeyi düşündüğü Andromeda Galaksisi’ne taşıyor hikayeyi.

Mass Effect™: Andromeda_20170313104053

Mass Effect™: Andromeda_20170313104053

Dedik ya, eski dost Shepard yok artık, onun yerine Ryder ikizleri var Andromeda’da. Seçeceğiniz cinsiyete göre Scott veya Sara Ryder ile başlayacaksınız hikayeye. Her ırkın 20.000 kişi yolladığı ve tam 634 yıl sürecek olan Andromeda yolculuğundaki bireylerden biriyiz biz de. Beklenen sürede yolculuk tamamlanmak üzeredir ve derin uykudaki yolcular uyandırılır ancak bir şeyler ters gider ve Ark isimli gemi düşer. Ryder hem kendi gemilerine kimin saldırdığını, hem de diğer Ark’lara ne olduğunu öğrenmek zorundadır.

Mass Effect Andromeda’nın hikayesi ilk üçleme ile karşılaştırıldığında biraz zayıf kalıyor açıkçası. İlk 1-2 saat tempoda sıkıntı var zaten ama sonrasında vites yükseltmeyi başarıyor oyun. Gene de karakter etkileşimleri, öykü dinamikleri ve dramatik ton gibi önemli başlıkları değerlendirdiğimizde Shepard’ın öyküsü açık ara önde duruyor. Diğer yandan; bu karşılaştırmayı Bioware’in öykücülük yeteneklerine göre yaptım. Yoksa piyasadaki çoğu oyundan çok daha iyi bir öyküye ve daha da önemlisi hikaye anlatıcılığına sahip Andromeda.

Gelelim o çok eleştirilen, biz yazımızı yazarken güncellemesi bile gelen grafiklere. Doğruya doğru, Andromeda’nın grafikleri epey sıkıntılı. Tasarımsal zenginlik ile göz dolduruyor oyun ama geriye kalan her şey öyle ya da böyle problemli ne yazık ki. Bioware’e yakışmıyor bu tip kusurlar, Andromeda’yı fena şekilde aceleye getirmiş gibi firma.

andromeda-2

Karakter animasyon ve modellemeleri gerçekten kötü. Ryder’ımız koştururken topuğundan gırtlağına kadar kazığa oturtulmuş gibi; esnek değil, koşarken odun gibi. Haydi bu şoku atlattınız diyelim, yüz animasyonları bir geliyor ekrana, cani ailesinin komik video çekme arzusuyla limon yedirdiği bebeğe dönüşüyor yüzünüz. Serinin önceki oyunları da bu konuda çığır falan açmıyordu ama böyle de kötü değillerdi. İki yaşındaki The Witcher 3 şu an bile rahatlıkla döver Andromeda’yı. Karakterler donuk, gözleri köpekbalıklarınınki gibi cansız, dudaklar ise tam bir komedi. Nasıl böyle bir işe atmış Bioware, anlamak güç. Yayınlanan yama da çare olmadı bu sorunlara ne yazık ki, benden söylemesi.

Tasarımsal zenginlik ise mekanlarda gösteriyor kendisini. Ziyaret edeceğiniz onlarca gezegen bambaşka bir atmosfer, rengarenk flora sunacak sizlere. Bir gittiğiniz gezegen, bir diğerine gram benzemiyor. No Man’s Sky’ın büyük bütçeli hali gibi sanki Andromeda. Aynı tasarım çeşitliliğini uzaylı ırklarında da bekledim ama bulamadım açıkçası. Seride yer alan pek çok ırk burada, yeni ırk sayısı ise çok ama çok az. Onlar da eskilerden rol çalacak kadar etkileyici değiller malesef. Keşke mekanlarda çılgın atarken karakterlerde boş durmasaymış tasarım ekibi.

Teknik olarak da zaman zaman sıkıntı çıkarıyor Andromeda. Frame değerleri bazen öylesine düşüyor ki, PS4’ünüze bir şey olduğunu zannedip korkabilirsiniz. Sakin olun, siyah incinizde hiç sıkıntı yok, bütün problem frame değerlerini yerlere düşüren Andromeda’da. Kaplamalar görselliğe katkı sağlayamıyor, Andromeda 2-3 yaşında bir oyun gibi duruyor. Işıklandırmalar bile böylesine yetkin bir ekibinden çıkma durmuyor. Yapım odasında bir şeyler dönmüş belli ki.

andromeda-3

Grafik sorunlarını aşmak için bir şartımız var; o klasik, zengin, doyurucu Mass Effect oynanabilirliği. Andromeda kendi adına hayati önem taşıyan bu noktada ne gibi performans sergiliyor peki? Burada da müthiş potansiyeli olan ama dersine iyi çalışmayan bir öğrenci gibi. Hem seri adına güzel yenilikler yapıyor, hem de bir güzel yerine sayıp işini boşluyor.

İlk olarak Ryder ikizlerinden birini seçiyorsunuz oyuna başlarken. Scott veya Sara’dan birini seçtiniz, öyle sınıf seçmekle, karakter kişiselleştirmekle uğraştırmıyor sizi Andromeda ve direkt olarak hikayeye dalıyorsunuz. Sınıf seçmeye zorlanmama güzelliği beraberinde özgürlüğü de getiriyor. Aksiyon ve diyaloglardaki tercihlerinize göre yeni yetenekler aktif oluyor, bu da yeteneklerin gittiği yön ile uyumlu sınıflar oluşturuyor otomatik olarak. Örneğin; mühendisliğe yatkın bir sınıf oluşabilir ve siz onu seçtiğinizde yeni silahlar yaratma, teknolojik geliştirmeleri daha kolay açma gibi ekstra yeteneklere sahip oluyorsunuz. Aksiyona fazlaca dalarsanız çatışma sınıfı ortaya çıkıyor, bu da silahlar üzerindeki hakimiyetinizin artması demek. İşin en güzel tarafı ise şu; bu yaratılan sınıflar arasında özgürce geçiş yapabiliyorsunuz. Böylece içinde bulunduğunuz duruma en uygun sınıfı seçerek işleri kolaylaştırmanız mümkün. Akıllı dizayn edilmiş, gayet mantıklı ve yenilikçi bir sistem bu.

Aksiyon söz konusu olduğunda, piyasanın sıkı TPS’leri ile rekabet edecek güçte değil Andromeda çünkü nişan alma sistemi ve genel olarak kontroller çok da tepkisel değil. Serinin önceki oyunlarında da durum benzerdi ama Andromeda aksiyona hiç olmadığı kadar ağırlık verince sıkıntı daha kolay bir şekilde su üstüne çıkıyor. Otomatik siper alma ve yarı-otomatik hedefe kilitlenme gibi özellikler de durumu kurtaramıyor. Bir hantallık var kontrollerde, düşman nişanlamak zor ve bir yerden sonra iyice keyifsizleşmeye başlıyor.

andromeda-4

Aksiyona renk katan şey ise aktif ve pasif yetenekler. L ve R tuşlarına toplamda üç aktif yetenek atayabiliyorsunuz. Bunlar genelde saldırı odaklı, ateşli silahlarınıza ek olarak size sağlam saldırı olanağı tanıyorlar. Aktif olarak kullandığınız sınıf ile bağlantılı olarak kazandığınız tecrübe puanlarıyla yeni yetenekler açabiliyorsunuz. Sizinle yol alan yapay zekalı takım arkadaşlarınızın yeteneklerini de siz geliştiriyorsunuz ve bu oldukça önemli. Neden mi? Takım arkadaşlarınızın yapay zekası çatışmalarda hiç de fena değil çünkü, bu yetenekleri sürekli kullanıp düşmanı bunaltıyorlar.

Mass Effect serisinin diplomatik tarafı her zamandan aksiyonundan güzel olmuştur, Andromeda’da da durum pek değişmiyor. Diyaloglardaki tercihleriniz ve farklı ırklarla önemli karakterlere yaklaşımınız çok önemli, hikayenin girdiği yön ciddi şekilde değişiyor tercihlerle. Takım arkadaşlarınızla uyumunuz, onlarla konuşma şekliniz ve görevlerdeki verdiğiniz yetkiler takım kimyasını da doğrudan etkiliyor. Önemsiz görebileceğiniz diyaloglara bile dikkat edin derim, sonra geri dönülemez politik krizlere yol açmak istemezsiniz.

Hazır konu aksiyon dışındaki dinamiklerden açılmışken, arka planda kalan ama oyuna güzel etkileri olan bir özellikten bahsetmek istiyorum. Andromeda galaksisindeki yeni keşfettiğiniz gezegenlerde yer alan ana ve yan görevleri yaptıkça, bu uzun yolculuğa start veren Andromeda Initiative adlı oluşumun da hayatta kalma şansı artıyor. Daha fazla insanı derin uykudan uyandırıp bu yeni galaksideki gezegenlere yerleştirip bir şekilde katkı sağlamalarının yolunu açıyorsunuz. Hangi sınıftan insanların uyanacağının kararı da sizde; bir gezegene yerleşme zemini hazırladıktan sonra askeri bir oluşuma izin verebilir ve gelecekte daha iyi silah teknolojisine sahip olmanın yolunu açabilirsiniz mesela. Yok, ben bilimden yanayım diyorsanız da tamam. Bilimadamları ve araştırmacıları uyandırın ve Andromeda’nın gizemlerini daha hızlı ortaya çıkarın.

andromeda-5

Gelelim galakside gezinme işine. Burada sizi özgür bırakıyor Andromeda ve ana veya yan görevlerin yer aldığı gezegenler dışında kalanları da istediğiniz gibi ziyaret edebiliyor, daha doğrusu atmosferlerine yaklaşıp tüm özelliklerini ortaya çıkarıyorsunuz. Her gezegene inemiyoruz, sadece görev olanlar bizi yüzeylerine davet ediyor. Geri kalanları ise uzaktan araştırıyor, önemli madenler varsa topluyor ve hiç bir şey bulamazsak en azından haklarındaki dataları ortaya çıkarıyoruz. Bu özgürlük ve içerik zenginliği oldukça keyifli ama her gezegenler arası seyahatin uzun sayılabilecek animasyonlarla gerçekleşmesi bir yerden sonra canınızı sıkabilir. Gereksiz yere vakit kaybı gibi duruyor bu ara videolar, görsel olarak etkileyici olduklatı gerçeğine rağmen.

Gezegenlere indiğinizde ise sizi sürekli bambaşka diyarlar karşılıyor. Görsel olarak farklılıklarından ve sundukları çeşitlilikten bahsetmiştim yazıda, olay sadece görsellikle de sınırlı değil neyse ki. Gezegenler dopdolu, siz araştırırken bile bir sürü gizem ortaya çıkabiliyor, yan görevler bulabiliyor, babanızın görevi hakkındaki sır perdesini aralayan anı parçalarını toparlayabiliyorsunuz. O yüzden görevlerin dışına çıkıp her gezegeni araştırmaya özen gösterin derim. Bu işi hızlandırmak adına sıkı bir arazi aracı da hizmetinizde. Bu aracın iki farklı sürüş modu sayesinde ister hızlıca yol alabilir, isterseniz de engebeli arazilerde umarsızca direksiyon sallayıp yolunuzu kısaltabilirsiniz.

Andromeda’nın en büyük eksisi ise görevlerde ortaya çıkıyor. Ana görevler fena değil ama serinin çizgisini de yakalayamıyor. Yan görevler için ise yapım ekibine dava bile açabilirsiniz. Öylesine saçma sapan, ne hikayeye ne de karakterlere bir şey katmayan görevler çıkıyor ki karşınıza, sırf karakter geliştirmek adına gönülsüzce yapıyorsunuz kendilerini. Bioware’e yakışmamış cidden. Oyuna gömeceğiniz 60 saatin bir 20 saati çöp resmen.

andromeda-6

O fena ötesi, rüyalara girecek korkunçlukta, durduk yere güldürecek komiklikteki yüz animasyonlarını bir kenara bırakabildik diyelim, seslendirmelerle de işi kurtaramamış Bioware. Karakterler alabildiğine cansız tonlarda konuşuyorlar. Yeni keşfedilen bir uzaylı ırkın İngiliz Kralı aksanıyla konuşması da tam komedi. Sadece belli ırklarda iyi seslendirmeler var, başrol de dahil gerisi sıkıntı ne yazık ki. Ses efektlerinde de etkileyici işler işitmedim diyebilirim. Özelliksiz efektlerin etkileri çok zayıf ve asla ”Az önce ne oldu öyle?” şaşkınlığı yaratamıyorlar. Müziklerde de seriden alışık olduğumuz o destansı tınılar yok nedense. Bioware bir uyku haline girmiş de oyunu gönülsüzce geliştirmiş veya gerekenden çok çok daha önce piyasaya sürmüş gibi, tonla eksiği hızlıca sayabildiğimiz an bunu anladık zaten.

Mass Effect Andromeda serinin en kötü oyunu, bunun aksini söyleyebilecek yoktur herhalde. Bir aksiyon-RPG oyunu için oldukça detaylı ve zengin içeriği ile göz dolduruyor ama geriye kalan eksikleri ancak amatör bir firmanın ilk oyunu olsa bir nebze görmezden gelebilirdik. Bu ”henüz tamamlanmamış” oyun Bioware’den gelince önce kabullenmeme, ardından da sinirlenme haklarımızı kolayca kullanıyoruz. Yamalarla olacak, düzelecek iş değil üstelik, Mass Effect Andromeda’yı günahıyla sevabıyla bu şekilde seveceksiniz (çok istiyorsanız). Sanki 2 yıl yapım süreci daha istiyormuş ama gece gizlice yapım odasından kaçmış gibi Andromeda. Nefret etmezsiniz ama serinin fanıysanız hızlıca burun kıvırabilirsiniz bu sakat doğuma.

 

Paylaş:

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Etiketler:,


Tarih:20 Nisan 2017 Yazar:HakanOrkan

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol

Üyeliğiniz başarıyla gerçekleşti.

Lütfen adresini kontrol ederek üyeliğinizi onaylayınız.
Ad
Soyad
E-posta
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifre tekrar
PST’den haber almak ister misiniz?

Giriş Yap

Kullanıcı Adı veya E-mail :
Şifre :

Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı veya E-mail :