Horizon: Zero Dawn

Geliştirici:
Platform:
Tür: ,
Yayın Tarihi: 01-03-2017
Horizon: Zero Dawn İncelemesi
PUANLAMA
9.3
10.0
Puan Ver

Horizon: Zero Dawn - Puanlama

Oy verebilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.
Giriş yapmak için

Horizon: Zero Dawn İncelemesi

Horizon: Zero Dawn İncelemesi

PlayStation 4 sahipleri bu sene rakip konsollara sahip arkadaşlarını bol bol kıskandıracaklar. Eşsiz Nioh ile başlayan müthiş dalgada ikinci durağımız epeydir beklediğimiz Horizon: Zero Dawn.

Killzone serisi ile hayatımıza giren ve hiç çıkmasın dediğimiz Guerrilla Games’in son oyunu olan Horizon: Zero Dawn, bizleri kıyamet sonrası bir dünyaya götürüyor. Nereden geldiği belli olmayan mekanik bir yapay zekanın ele geçirdiği dünyada geçen oyunun kendine has ve orijinal dünyasını deneyimlemek için ilk duyduğumuz andan itibaren açlık duyuyorduk, sonunda bekleyişimiz bitti.

horizon-1

Hikayemiz uzak bir gelecekte start alıyor. Ailesi belli olmayan bir öksüz olan Aloy, Rost isimli bir dışlanmış tarafından büyütülür. Nora Kabilesi’nde yetişse de hem ailesi belli olmadığından hem de Rost’un himayesinde olduğundan, Aloy da bir dışlanmış olarak büyümektedir. Küçükken Old Ones isimli eski insanlardan kalanların bulunduğu bir mağaraya düşen Aloy, burada ”eski” teknolojiye ait kulaklık benzeri bir cihaz bulur. Bu cihaz ufak kıza dünyada hüküm süren robotik canlılar hakkında önemli bilgiler vermekte ve teknolojik bir avantaj sağlamaktadır. Aloy ise dışlanmışlığın da acısıyla ailesini merak etmekte, kim olduklarını öğrenmek istemektedir. Bu konu ilginç bir şekilde herkesi germekte, Rost ise bunu öğrenmek için uzun yıllar sürecek bir eğitimden geçmesi gerektiğini söylemektedir. Aloy buna hazırdır çünkü geçmişini her şeyden çok merak etmektedir.

Horizon orijinal bir hikayeye ve dünyaya sahip. Hemen bağ kuracağınız, güçlü bir kadın karaktere sahip olması da cabası. Nedense oyun dünyası da Hollywood gibi, sağlam kadınların kahraman olduğu öykülere genelde itibar etmiyorlar. Guerrilla ise bir kez daha Killzone benzeri erkek egemen bir oyuna imza atmak istememiş, ne de güzel yapmış. Horizon’ın öyküsü biraz yavaş start alsa da kısa sürede fena halde merak uyandırmaya başlıyor, olaylar zincirinde sırada ne var diye sabırsızlandırıyor. Karakterlerin iyi çizilmesi bir yana, bu farklı dünyadaki olay örgüsü öyle sıkı ara videolarla anlatılıyor ki, Horizon’daki sinematik ruh inanılmaz sağlam.

Şimdi biz Uncharted 4 için grafiklerin efendisi derken sen nereden çıktın öyle Horizon? PS4’ün gücünü resmen sömürüyor oyun. Ara videolardan oyun içine kadar nereye, hangi detaya bakarsanız bakın, ağzınız açık kalacak. Derinlik hissi ve arka plandaki ince detaylar öylesine muhteşem ki, Horizon gözlere bayram tadında. Guerrilla’nın grafik işini nasıl kotardığını Killzone serisinden biliyoruz zaten ama bu sefer çıtayı ciddi anlamda yükseltmişler.

horizon-2

Animasyon ve modellemelerde işçilik fena, demedi demeyin. Genel olarak oyundaki derinliğe hayran kalmamak imkansız. Bir köye girdiniz diyelim, sakince dolanırken kulübelere bir bakın şöyle. İncecik detayları bile net bir şekilde görmek, kaplamaların bile kusursuz olmasına tanık olmak ağlama isteği uyandırıyor insanda.

NPC’lerin yüz animasyonları genel olarak grafik kalitesinin gerisinde kalıyor ne yazık ki, cansız ve odun gibi bakıyor ve konuşuyor çoğu karakter. Diğer yandan, bazı ince detaylarıyla da şaşırtıyorlar. Örneğin; Aloy’a derdini anlatırken ağlayan bir kadının çenesindeki çukurlar bile beliriveriyor, siz de şaşırıveriyorsunuz haliyle. Beden animasyonları inanılmaz bu arada; Aloy koşarken yerçekiminin etkisiyle geç ivmelenmesi gibi sayısız detay ekranda hayat buluyor. Sert bir darbe ile yere serildiğinde geri kalkarken zorlandığını hissediyorsunuz. Size büyük bir istekle saldıran ama ıskalayan robot yaratıkların yere kapaklanıp sersemlemeleri bile müthiş gözüküyor ekranda.

Yaratık tasarımlarına ise diyecek lafım yok. Oyun dünyası birbirinin kopyalarıyla doluyken çölde vaha gibi resmen Horizon: Zero Dawn. Bilinç kazanmış yapay zekayla ödüllendirilmiş robot canlılar bu dünyanın vahşi yaşamını oluşturan hayvanlar. Ortalıkta hala yaban domuzu, tilki ve tavus kuşları dolansa da ezici üstünlük bu mekanik canlılarda. Gri metalden gövdeleri, artık soyları tükenmiş eski canlıları kopyalamış anatomileri ve ruh hallerine göre renkleri değişen ışıklarıyla vahşi doğaya bambaşka bir hava katıyorlar. Velociraptor, at, dinozor ve dev zürafalara benzeyen Uzun Boyun’larıyla yeni, farklı türler cirit atıyor Horizon’ın dünyasında.

horizon-3

Oyunun gayet büyük sayılabilecek haritası günümüzden 10.000 yıl öncesine götürüyor sanki bizi, yerleşik hayatı öğrenmeye başlayan ilkel insanların döneminde gibiyiz. İnsanlığın başından geçen vahim olay ve tükenişin ardından geriye gidiş kaçınılmaz elbette ve modern insanlar ilkel kabile yaşamına geri dönmüş durumda. Haritada bu geri dönüşün izleri acı geçmişle iç içe. Belli bölgelerde kabilelerin ufak köyleri yer alıyor, yasak bölgelerde ise günümüzdeki şehirlerin kalıntılarını görmeye başlıyoruz. Buralarda devasa binalar doğa tarafından ele geçirilmiş artık ve şehirlerin yeni sakinleri bitkilerle hayvanlar. Her bölgesinde farklı bir doku, değişik bir coğrafya sunmayı başarıyor Horizon, Far Cry Primal gibi başladığı görsel dilde bitirmiyor hikayesini.

Oyunun özellikle dinamik ışıklandırmalarına hasta oldum. Hava hafiften kararır, gün batarken güneşin dünyayı bir geceliğine son kez ısıtması ve her yeri turuncuya boyaması inanılmaz. Gece olduğunda ise yüksek otların üzerinde ateş böcekleri ortaya çıkıyor, karanlığı tatlı bir yeşile boyuyorlar. Siz otların arasında saklanırken huylanıp size yönelen mekanik hayvanların gergin turuncu ışığı ise zeminde mükemmel ışık oyunları yaratıyor. Hele bir de varlığınızı tam fark etsinler, geceyi boyayan kırmızı renkten nasıl da ürkeceksiniz, bir bilseniz.

Uncharted 4 ve Nioh gibi oyunlar yüzünden 60fps’ye iyice alıştık, doğruya doğru. Horizon bu noktada bir tık geride kalıyor, 30fps sanki oyunu fazla yavaş gösteriyor. Görsel detayların harika gözüktüğü bir gerçek ama sanki 60fps değerini yakalasa bambaşka bir oyun olabilirmiş Horizon: Zero Dawn. PS4 Pro’da da 30fps’den vazgeçmiyor bu arada oyun, bir performans farkı beklemeyin kısacası.

horizon-4

Horizon: Zero Dawn’un çekiciliği oynanabilirlik adına getirdiği farklı solukta bana sorarsanız. Açık dünya türüyle aksiyonu, RPG ile gizlilik temalarını bir güzel harmanlıyor Horizon, dersini güzelce çalıştığını kanıtlıyor. Kusurları var elbette ama bunlar görmezden gelinebilir boyutlarda, hiç dert etmeyin.

En çok takıldığım nokta, sunduğu gerçekçi ve orijinal dünyayı baltayacak şekilde ilkelleşmiş insanların modern tavırları oldu. Kabilesin, çok tanrılı dinlere dönmüşsün ve bilinmeyenden fena halde korkuyorsun. Ama nedense herkes bir İngiliz lordunun nezaketine ve dil bilgisine sahip. Kusursuz İngilizce tüm kabilelere hakim ilginç bir şekilde. Bunun oynanabilirliğe bir darbesi yok elbette, sadece dile getirmezsem çatlardım.

Gelelim ikinci kusura. Yakın dövüş dinamikleri pek de sağlıklı işlemiyor. Önüne gelene patak çekmesine yarayan bir mızrağa sahip Aloy ama bu silahı kullanırken düşmana kilitlenemediğiniz için sürekli boşa savurabiliyorsunuz. Üstelik garip bir hantallık var bu silahta. Oysa şöyle bir Batman Arkham serisindeki dövüş dinamiklerine sahip olsaydı bu oyun, tadından yenmezdi. Düşmana kilitlenme özelliğinin olmaması ise oyunun yararına. Genelde geniş ölçekli, birden fazla düşman ile uğraştığınız çatışmalara dalıyorsunuz. Böyle bir kaosta bir düşmana kilitlenme sizi sürekli diğerlerine karşı kör noktada bırakır ve iyice sıkıcı bir hal alırdı.

horizon-5

Neyse ki sırtını tamamen yakın dövüşe hiç yaslamıyor oyun ve direkten dönüyor. Aksiyonda asıl söz sahibi silahlarımız. Aloy ok-mızrak ve benzeri silahlar konusunda kendisini bir güzel yetiştirmiş bir hanım kızımız. Silah çeşitliliği az gibi gözükse de her biri farklı etkiye ve kullanıma sahip. Standart ok dışında elektrik ve ateş okları fırlatabiliyor Aloy.

Ok-yay dışındaki silahlar da epey etkili ve avlanmaya taktiksel derinlik katıyor. Diyelim devasa bir robotu indireceksiniz. Çalıya çimene saklanıp sakince bekleyin ve taktik yapın ilk olarak. Elinizdeki tüm silahları değerlendirme zamanı artık. Ok-yaydan önce kullanabileceğiniz etkili silaha sahipsiniz. Bana göre en sıkı silah Trapcaster. Elektrik yüklü ipten oluşan bir tuzak kurmanızı sağlıyor bu silah. İstediğiniz noktaya ilk kancayı, diğer noktaya da ikinci kancayı atıyorsunuz. İki nokta arasında ip gerilmiş oluyor ve bu tuzaktan geçen canlının vay haline. İkinci en etkili silah ise Ropecaster. Özellikle büyük yaratıkları indirmek için bu silaha ihtiyacınız var. Düşmana halat fırlatıp yere sabitlemenizi sağlıyor Ropecaster ve farklı noktalardan halat ile sıkıştırılan yaratığın hareket alanı kalmıyor.

Bu önemli silahlar dışında farklı ok tiplerine, tuzaklara ve bombalara da sahipsiniz. O yüzden çatışma öncesi şöyle bir durup düşünmekte fayda var. Oyunun zorluk seviyesi yüksek, sıradan gözüken robot ve insan düşmanlar, bir bakmışsınız sizi iki hamlede öteki tarafa göndermiş. O yüzden etrafınızı iyice tanımlayın, düşmanları belirleyin ve hazırlığınızı yaptıktan sonra ”tam” bir şekilde saldırın.

horizon-6

Silahların size sağladığı ciddi taktiksel derinliği biraz daha arttırmak sizin elinizde. R3 ile özel kulaklığı sayesinde radar açıyor Aloy ve yakınlardaki tüm canlıları ve önemli objeleri tanımlayıp işaretleyebiliyor. İnsan düşmanları işaretlemek yerlerini görmek açısından çok faydalı ama radarın asıl etkisi robot yaratıklarda ortaya çıkıyor. İri kıyım bir yaratığı radar ile tarayıp zayıf ve güçlü yanlarını ufak bir bilgi ekranından görebiliyor, ona göre silah ve taktik seçimi yapabiliyorsunuz. Ayrıca radarı yaratığın farklı noktalarında gezdirdikçe vücudundaki zayıf yerler de ortaya çıkıp sarı ışık ile belirgin hale geliyor. Durun, bitmedi. Tanımladığınız bir düşmanın sürekli takip ettiği rotayı da işaretleyebiliyorsunuz. Bu ne işe yarıyor peki? Trapcaster ile rota üzerine tuzak kurup düşmanınızı gafil avlayabiliyorsunuz.

Devasa bir haritaya sahip Horizon: Zero Dawn, gez gez bitmiyor. Tabanvay ile bir yerden sonra ”Nereye kadar Aloy, ölmedin mi?” diyesiniz gelecek eminim. Sürekli koşturup haritayı yaya olarak keşfedenler kulübünden değilseniz alın size iki alternatif. Birincisi Strider isimli attan bozma robotları hackleyip evcil hayvanınıza dönüştürmek. Uysallaşan Strider’ın sırtına atlayıp dört nala arşınlayın haritayı. İkinci yöntem ise save noktalarınız da olan ateş sunakları. Oyunu save etmek için yaktığınız sunak artık hizmetinizde ve dilediğiniz yerden istediğiniz sunağa hızlıca ışınlanabilirsiniz. Gelelim buradaki kısıtlamaya; hızlı seyahat öyle bedava değil. Topladığınız veya satın aldığınız seyahat çantalarını her bir hızlı yolculukta harcamanız gerekiyor. Kolaya kaçmanızı engellemek istemiş belli ki Guerrilla, bol bol gezinin işte siz de.

Gezinmenin faydaları çok bu arada, hızlı seyahati en son opsiyon yapmanızı öneririm. Görsel olarak etkileyici ama türlü tehlikeli yaratık türüyle dolu haritada gezinirken sayısız yan görevle karşılaşacaksınız. Ana hikayeyi unutturacak güzellikteki görevleri ıskalamak istemiyorsanız koşun dolanın işte. Ayrıca yeni türlerle bu şekilde karşılaşacak, onları tanımlayacak ve en önemlisi de zanaat sisteminde hayatınızı kurtaracak olan nesneleri de toparlayacaksınız. Dokunmatik panelden ulaşılan menüde yer alan haritada görevler dışında gizemli alanlar göreceksiniz. Bu alanlara gittiğinizde metal bitkiler toplayıp ”eski”lerden kalan mesajları görebilecek, anı kulelerine çıkıp önemli yapıların önceki dönemlerine dair imgeleri açık edeceksiniz. Keşif ruhunu arttıran bu bölgeleri de haritada manuel olarak işaretleyip ziyaret etmeyi unutmayın.

horizon-7

Toplayıcılık Horizon’da büyük önem taşıyor. Aloy’un okları ve diğer silahlardaki cephanesi sık sık tükeniyor çünkü lanet olası robotlar (özellikle de boyları büyük olanlar) tam birer baş belası ve cephanenizi 1.5 litre birayı tek seferde diken pos bıyıklı Alman amca gibi içiyorlar. Doğada bulacağınız ağaç ve bitkiler size cephane yapımında lazım, o yüzden eliniz boş durmasın ve sürekli toplayın bir şeyler. Sağlık sistemi de aynı şekilde, topladığınız şifalı bitkiler sayesinde işliyor. Bitki topladıkça sağlık barınızın altındaki yeşil bar da doluyor. Ağır darbe aldığınızda yukarı ok tuşuna basarak hızlıca bitkileri tüketip iyileşiyorsunuz.

Cephane yaratma sistemi hafiften son dönem Far Cry oyunlarını anımsattı bana. Çer çöpten cephane yapmak dışında topladığınız robot metalleri, özel alaşımlar ve hayvan et-postlarından Aloy’u da geliştiriyorsunuz. Daha fazla silah, cephane, bitki ve bomba taşımasını sağlayabiliyoruz bu geliştirmelerle. RPG öğeleri bu geliştirme sistemlerinde devreye giriyor zaten ama bir The Witcher veya Dragon Age derinliği beklemeyin sakın. İşe ”hafif” tarafından bakıyor Horizon, kimseyi yorma niyetinde değil.

Her seviye atladığınızda tecrübe puanı veren ve bu puanların kullanıldığı güzel bir gelişim ağacı da mevcut oyunda. Üç ana başlıkta Aloy’u geliştiriyorsunuz; gizlilik yeteneklerini geliştiren Prowler, aksiyon ve silah odaklı Brave ve kaynak yönetimi gibi pasif yeteneklere odaklanan Forager. Oyun stilinize doğrudan etki ediyor gelişim sistemi, o yüzden tamamen stilinize uygun yeteneklere yatırım yapın ki oyun göz göre göre değişsin. Unutmadan; NPC’lerle girilen diyaloglarda yapacağınız tercihlerin Aloy’un karakter gelişimine yön vereceğini söylüyor oyun ama biz böyle bir etki, değişen Aloy gibi bir durumla karşılaşmadık ne yazık ki.

horizon-8

Yapay zeka oyunun en zayıf halkası olmuş. İnsanlık geriye gitti, tamam ama bu kadar aptal olmalarına gerek yokmuş sanki. Hadi robotları anladık, mekanik zekaları el verdiğince yaşıyorlar dünyada ama insanlarda durum vahim. Bir çalıya saklandınız ve düşmanı üzerinize çekip gizlice öldürmek için ıslık çaldınız. 10 tane adam bu durumdan birden kıllanacağına sadece bir tanesi meraklı çıkıp size doğru yola çıkıyor. Diğer dokuz adam goygoya devam. Bu ıslık işlemini dokuz kez daha tekrarlayıp kimseyi kıllandırmadan bir grup düşmanı temizleyebilirsiniz. Özellikle köy baskınlarında işinizi fena kolaylaştırıyor yapay zeka. Genel dinamikleriyle benzediği Far Cry 4’te durum tam tersiydi yanlış hatırlamıyorsam. Bir hareketle bir sürü düşmanı uyandırabiliyordunuz.

Ekranda çok fazla şey var yahu. Sağlık barları, bomba envanteri, aktif görevin adı ve kısa açıklaması, cephane ekranı, GPS derken ekranda küçücük bir alan Aloy’a kalıyor gibi hissedebilirsiniz. Neyse ki bunun çözümü Ayarlar menüsünde. HUD’ı Açık yerine Dinamik yaparsanız tüm bu saydıklarımız kısa bir süre için gözüktükten sonra kayboluyor. Bu detayları görmek istediğinizde dokunmatik panele nazikçe dokunmanız yeterli. Tüm bilgiler gene ekrana geliyor kısa süreliğine. Takip ettiğiniz görevin işareti de biraz kafa karıştırıcı. Doğrudan görevin yerini göstermek yerine rotanızda takip edeceğiniz yolu işaretliyor, doğru yol ayrımına gelince bir sonraki noktayı gösteriyor. Bu da işaretin sürekli yer değiştirip kafanızı karıştırmasına yol açıyor.

Karakterlerin yaşadıkları çağa göre çok düzgün İngilizce konuşmalarını bir kenara bırakırsak, seslendirmelerin çok başarılı olduğunu söylemeliyim. Asıl olay ses efektlerinde ama. Kolonlarım gürüldüyor her Horizon oynayışımda ve bundan aldığım hazzı anlatamam. Robot hayvanların ses efektleri, mekanik çığlıkları inanılmaz. Jurassic Park’ı ilk kez sinemada izlediğimde DTS ses sistemi ülkemize yeni gelmişti. T-Rex ilk kez perdede belirip kükrediğinde tüm salonun armut gibi kilitlendiğini hatırlıyorum. Benzer bir şaşkınlığı, kulak ziyafetini yaşattı bana Horizon: Zero Dawn, alnından öpüyorum kendisini. Müzikler de müthiş yahu; hafiften etnik ve bol keman soslu melodiler koltuğunuzdan alıyor ve oyunun dünyasına sokuyor sizi.

horizon-9

Killzone serisi ile çılgın atan Guerrilla Games, ne kadar yetenekli bir ekip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor Horizon: Zero Dawn ile. Teknik açıdan ufak kusurları olsa da, inanılmaz görselliği, orijinal hikaye ve dünyası, derin taktiksel yapı içeren oynanabilirliği ve genele yaymayı başardığı tamamlanmışlık hissi ile bu yılın en iyilerinden şimdiden. Aloy’un muhtemelen devam edecek olan macerasına sakın ola kayıtsız kalmayın, piyasada bu kadar doyurucu bir açık dünya oyunu bulmanız çok güç. PS4 sahipleri çok şanslı, değil mi? Bir ay arayla Nioh ve Horizon gibi müthiş iki konsola özel oyun ile ödüllendirildiler, daha ne ister insan evladı.

 

Paylaş:

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Etiketler:,


Tarih:8 Mart 2017 Yazar:HakanOrkan

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol

Üyeliğiniz başarıyla gerçekleşti.

Lütfen adresini kontrol ederek üyeliğinizi onaylayınız.
Ad
Soyad
E-posta
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifre tekrar
PST’den haber almak ister misiniz?

Giriş Yap

Kullanıcı Adı veya E-mail :
Şifre :

Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı veya E-mail :