God of War

Geliştirici:
Platform:
Yayın Tarihi: 20-04-2018
God of War İncelemesi
PUANLAMA
9.7
10.0
Puan Ver

God of War - Puanlama

Oy verebilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.
Giriş yapmak için

God of War İncelemesi

God of War İncelemesi

”Kuzeyin adamları, onur ve zafer…

Valhalla size hoşgeldin demek için bekliyor.

Yarının bekleyen ölüm veya zaferi için 

Geceyi bir kadının şehvetinde kutlayın…”

 

Nordik mitoloji taş gibidir efendim, sağlamdır, maskülendir, onur ve ölüm teması etrafında gezinirler. Korkusuzdur. Tıpkı Savaş Tanrısı Kratos gibi. Sony’nin hayatımıza ansızın soktuğu God of War serisi ve kahramanı Kratos, ilk kez yeni bir yola sıfırdan çıkıyor ve heyecanımız epeydir doruktaydı. Yunan mitini mezarlığa gönderen ve gözünü şimdi de Nordik mitolojisine diken Kratos uzun bir aradan sonra aramıza döndü sonunda!

Yola sıfırdan başlıyor Kratos. Yunan mitolojisinin defterini dürerken öfkesi zirvedeydi, tek amacı ortalıkta tanrı bırakmamaktı. Artık çok değişti Kratos, çizgilenen yüzü ve baba figürünü tam hale getiren sakalları gibi… Kratos şarap gibi yıllanmanın getirisi ile artık daha sakin, kendisi baba her şeyden önce. Durumdan habersiz oğlu Atreus’u korumak onun tek önceliği. Ölen karısının küllerini vasiyeti üzerine dağdan serpmek üzere oğlu ile yola çıkar Kratos. Karısının amacının o da farkındadır; bu bir büyüme, olgunlaşma yolculuğudur aslında. Atreus’tan ziyade Kratos’un büyüme, baba olma gibi zorlu bir görevin altından kalkmayı öğrenme görevidir bu. Elbette Nordik tanrılar Kratos’u rahat bırakmazlar. Topraklarındaki bu yabancı tanrı ve onun tohumunu ortadan kaldırmak tek hedefleridir.

God of War ile Santa Monica Studios’un ciddi şekilde Naughty Dog’tan etkilendiğini görüyoruz. Drama tonundaki yükseklik, iki birey arasındaki inişli çıkışlı ilişki üzerinden şekillenen içşel hikaye gibi durumlar ister istemez The Last of Us ve Uncharted serisini anımsatıyor. Bu girilen yol asla kopyacılık kokmuyor bu arada, her şey müthiş durumda. Olgun bir Kratos ve onun yabancı olduğu kavramları kabul etmesindeki zorlanışını takip etmek inanılmaz keyifli. God of War oldukça kişisel başlayan ama zımba gibi ilerleyen öyküsü ile hem gözlerinizi ekrana kilitleyecek, hem de yüreğinize taş gibi oturacak.

Grafik arayan gözler buraya gelsin! God of War ortalığı ağlatıyor resmen. Bu kadar sağlam modelleme ve animasyon Uncharted 4’ten beri görmedik valla, diyecek pek söz, bulacak bir kusur yok. Kratos ve Atreus başta olmak üzere her bir karakterin, düşmanın modellemeleri o kadar detaylı ki, sonradan oyuna dahil olan fotoğraf modu sayesinde oyunu sayısız kez durdurup ”Yok artık!” diye bağırdık mahalleyi inletme riskini göze alarak. Aksiyon esnasında Kratos’un yüz animasyonlarını görmelisiniz bu arada. Baltasını savururken yüzüne oturan öfke, darbe aldığında ortaya çıkan acı ifadesi gibi sayısız animasyon hayat buluyor kızgın babamızda. Ufak bir not; fotoğraf modunda müthiş bir detay var. Kratos ve Atreus’a farklı surat ifadeleri ekleyebiliyorsunuz. Ortaya çok komik şeyler çıktığını söylemem gerek, sakın ıskalamayın bu ufak geyiği.

Beden animasyonlarındaki doyuruculuğu nasıl tarif edeceğimi düşünüyorum iki yıldır. Baltanızı fırlatıp geri çektiğinizde, elinize düşen talihsiz düşmana balta darbeleri indirdiğinizde silahınızın ağırlığını bir şekilde size aktarıyor oyun. Nasıl da sert bir darbe vurdum diyorsunuz ister istemez. Bu vuruş hissini, doyuruculuğu yakalamak çok zor olmalı.

Grafik şiddet beklediğiniz gibi oldukça yüksek. Kratos kendini dizginlemeye çalışsa da öfkesine aksiyonda yeni düşüyor ve düşmanlarını baltasıyla ikiye bölüyor, çıplak elle suratları açıyor. Ufak oyunculardan uzak tutun bu oyunu, bizi yormadan kendini oyalasın diye verirseniz, potansiyel katil yetiştirirsiniz, ona göre.

Mekanlar resmen çılgın atıyor, görsel çeşitlilik adına en zengin God of War oyunu duruyor karşımızda. Karlı bir Nordik kulübesinde minimal startını veren oyun, ilerledikçe beklediğimiz şekilde fantastik mekanların dozunu yükseltiyor, inanılmaz karelere tanık oluyoruz. Cadı’nın Kaplumbağa evi, Dünya’nın Koruyucusu dev yılan Jörmungandr’ın midesi gibi onlarca farklı mekan oyuna inanılmaz bir hava katıyor. Tasarımcıların eline kalemine sağlık, neler yaratmışlar.

Teknik açıdan ulaşılan nokta gözleri yaşartıyor artık, yeter ağlattığın God of War. Kaplamalar fena, fps bir an olsun düşmüyor. Ekranda çiçekler açtıran detaylar ise inanılmaz. Hangi detaylar mı? Renk paleti, dinamik ışıklandırma, patlama ve büyü efektleri… Bakın biz neler yapabiliyoruz isimli dersin en çalışkan öğrencisi resmen Santa Monica.

Oyun dinamikleri baştan yaratılmış, God of War artık eskisi gibi değil. Bir kere o sıkıcı sabit kamerayı unutun, artık kamera kontrolü tamamen sizde ve Kratos’un hemen arkasına konumlanmış durumda. Tam bir üçüncü şahıs kamerasına sahibiz anlayacağınız. Omuza yakın duran açı sayesinde çatışmalardaki detaylar da inanılmaz bir hal alıyor doğal olarak.

İkinci en büyük yenilik ise sunulan özgürlük. Aslında çizgisel bir yapıya sahip hikaye ama yarı özgür harita ve yan görevler sayesinde sanki bir açık dünya oyunu oynuyormuş gibi hissediyorsunuz. Gene inceden Uncharted 4 hissi var burada da. Ana görevler öyküyü ilerletme misyonuna sahip ve zorluk dereceleriyle sizi öyle çok da terletmiyorlar. Harita açıldıkça eski noktaları da ziyaret ederek özgürlüğü de iyiden iyiye hissetmeye başlıyorsunuz.

Yan görevler oyuna bambaşka bir hava katmış. NPC’lerden alacağınız yan görevler organik bir şekilde ana öyküye yedirilmişler. Bu görevlerde meraklı rolünü Atreus üstleniyor. Sürekli sorular soruyor, ilgisi üst düzeyde. Kratos ise yan görevlerin çoğunda ne işimiz var burada modunda, hep bir sıkılgan. Tansiyonu yüksek yolculuğumuza farklı soluklar, yeni tatlar katıyor bu görevler. Esir ejderhaları kurtarmak, zorluk dereceleriyle saç yolduran Valkür’leri indirmeye çalışmak gibi pek çok görevle dolu Kratos’un yeni oyun alanı. İşin güzel tarafı; bu görevler öyle açık açık ortada durmuyor, haritayı keşfederken karşınıza çıkıyorlar. Bu ”keşfetme” hissi oldukça doğal. Burada çok da detaya girmeyeceğim ki keşif ruhuna balta vuracak bilgilerle keyfinize limon sıkmayayım.

Gelişim ağacı elbette var, ne sandınız? Bu sefer Kratos kadar Atreus’un da gelişimi önemli çünkü kendisini 2. bir karakter gibi hafiften kontrol edebiliyorsunuz aksiyon esnasında. Tek tuşla özel yeteneklerini ve okçuluğunu konuşturabiliyor Atreus, babasına destek çıkıyor. Size doğru gelen bir düşmanın omzuna atlayıp dikkatini dağıtıyor, hatta bıçağıyla öldürebiliyor. Kratos’un gelişimi ise sadece silahlarına odaklanmıyor. Açtığınız zırh parçalarını ayrı ayrı geliştirebiliyor, elde ettiğiniz özel rünik taşlarıyla ekstra özellikler kazandırabiliyorsunuz. Bir aksiyon oyunu için gayet derin ve detaylı bir gelişim sistemi var God of War’da.

Harita yarı açık yapıya sahip dedik. Yol boyu açamadığınız kapılar, sandıklar olacak ve ilerledikçe kazandığınız yeteneklerle bunları açabileceksiniz. Peki hızlı yolculuk özelliği var mı işinizi kolaylaştırmak adına? Hem var, hem yok. O ne demek diyenler, sakin olun. Portal kapıları açıyorsunuz buldukça. Bunlar sizin hızlı seyahat kapılarınız ama hikaye boyunca sadece merkezdeki bir kapıyı kullanabiliyorsunuz, o kadar. Geriye kalan onlarca kapı öyküyü tamamladığınızda aktif oluyorlar. Buna da şükür elbette, en azından sağı solu hızlıca araştırma, indiremediğiniz Valkür’lerin peşine kolayca düşme şansını tanıyor oyun size.

Ana hikaye ve yan görevler bitti, tamam. Hemen bırakmayın DualShock’ı, tutun biraz daha. Acımasız zorluk seviyelerine ulaşan Challenge dolu diyarlara gitmeyi unuttunuz, değil mi? Muspelheim gibi paralel diyarlara geçiş yapıp buradaki görevleri yerine getirebilir ve çok özel zırhlar elde edebilirsiniz. Her aşamada biraz daha zorlaşan görevlerle dolu bu diyarlar ama sonundaki ödüllere bakınca boşuna terlemediğinizi anlıyorsunuz.

Oyunun seslendirmeleri müthiş. Baba oğul arasındaki git gel dolu ilişkiyi iki oyuncu da harika bir şekilde aktarıyor bizlere. Efektler ise inanılmaz gerçekten; detaylara kulak kabarttığınızda ciddi anlamda şaşıracaksınız. En ufak detay düşünülmüş ve foli sanatçıları tarafından hayata geçirilmiş. Müzikler ilk üçlemedeki kadar ön planda değil. Bu bilinçli bir tercih çünkü hikaye de daha kişisel, önceki kadar epik değil. Zaten azıcık dikkat ettiğinizde müziklerin müthiş olduğunu yakalıyorsunuz.

God of War zımba gibi geri döndü. Kratos ve oğlu Atreus’un macerasını soluksuz oynayacaksınız. Yeni bir mitolojinin defterini dürmeye yemin etmek üzere Kratos, ilk adımı attı bu oyunla. İnanılmaz grafikleri, taş gibi sağlam oyun dinamikleri, seriyi tazeleyen yepyeni ruh hali ile son yılların en iyi oyunlarından birine dönüşüyor God of War. İncelememiz geç geldi, hepiniz oyunu bitirdiniz bile ama olsun, yazmazsak ayıp olurdu.

 

Paylaş:

  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Add to favorites
  • Email
  • RSS

Etiketler:


Tarih:23 Haziran 2018 Yazar:HakanOrkan

“God of War İncelemesi” için 2 yorum yazılmış

  1. mertvontrier
    23 Haziran 2018, 18:55

    Oyungezer ve Level incelemelerinden bin kat iyi. Eline sağlık.

    • HakanOrkan
      15 Temmuz 2018, 13:02

      Çok teşekkürler Mert 🙂

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için yapmanız gerekmektedir.

Üye Ol

Üyeliğiniz başarıyla gerçekleşti.

Lütfen adresini kontrol ederek üyeliğinizi onaylayınız.
Ad
Soyad
E-posta
Kullanıcı Adı
Şifre
Şifre tekrar
PST’den haber almak ister misiniz?

Giriş Yap

Kullanıcı Adı veya E-mail :
Şifre :

Şifremi Unuttum

Kullanıcı Adı veya E-mail :