Yazar: tool | Kategori: HABERLER, ÖN İNCELEME | Tarih: 07 Temmuz 2010, 11:17
EA, Modern Warfare serisi ile FPS türünü domine eden Activision’ı geçmeye kararlı. Bad Company 2 ile bunu başarmaya oldukça yaklaşan EA, popüler Medal of Honor serisini de 2. Dünya Savaşı’ndan kurtarıp günümüze taşıyor.
Yayımlanan ilk MoH ekran görüntülerine ve videolarına baktığımızda Modern Warfare’e oldukça özenen bir oyun izlenimi almıştık. Bu oynanabilirlik ve popüler olma adına oldukça mantıklı bir tercih elbette, ancak FPS türünün önemli serilerinden olan Medal of Honor’ı kendine has karakteristiğinden uzaklaştırma tehlikesi de taşıyor. Kapalı Beta testine katılma hakkına sahip olduğumuz oyuna dair ilk izlenimlerimizi aşağıda bulabilirsiniz.

Kapalı beta testi büyük bir sorunla yola çıktı. Demonun PS3 versiyonu konsolun donmasına yol açıyordu, üstelik sıklıkla karşınıza çıkıyordu bu sorun. Taliban askeri olarak oynayıp 3 düşman öldürdüğünüzde donan oyun, pek çok oyuncuyu bezdirdi. Neyse ki; dün yayımlanan yama ile bu sorun büyük ölçüde ortadan kalktı.
Oyun sessizliği ile etkileyen EA logosuyla açılışı yapıyor. Logodaki EA harflerinin hemen arkasında patlama sonrası havaya fırlayan toprak parçalarını görüyoruz, üstelik siyah beyaz olarak. Ardından oyunun kısıtlı menüsüne ulaşıyoruz. Kapalı Beta testi doğal olarak sadece online multiplayer modlarına sahip. Tam sürümde fazla sayıda multiplayer modun yer alacağını biliyoruz, beta sürümünde ise sadece iki tane modu oynama şansına sahibiz;
Mission Mode: Bad Company 2′deki Rush modunu andırıyor. İki takım halinde oynuyoruz ve bizden istenen 4-5 farklı noktayı yoketmek/korumak. Bir takım tüm gücüyle saldırıp bu noktaları havaya uçurmaya çalışırken, diğer takım sıkı bir savunma yapmak zorunda. İlk başta aksiyon fakiri gibi gelen bu mod, daha fazla sayıda Beta kullanıcısının gelmesiyle oldukça renkli şu anda. Team Deathmatch tarzı skor bazlı modların aksine, Mission’da biraz daha takım ruhu içinde hareket etmelisiniz. Böylece daha etkili olabilir ve sonuca kolayca ulaşabilirsiniz. Mission Mode’da tank kullanabildiğimizi de hemen belirtelim. Tank dinamikleri biraz değiştirilmiş kontrol şeması dışında Bad Company 2 ile aynı. Araç içi kamerasındaki menüler bile BC2′den birebir alınmış durumda.

Team Assault: Klasik Team Deathmatch modu. Toplam 24 oyuncuya kadar destek veren mod, fazlasıyla Modern Warfare’e benziyor ancak kendi kişiliğine de sahip. Bad Company 2′deki yoğun taktiksel yapının aksine daha fazla bireysellik ve hız ön planda burada. Etkili harita tasarımları sayesinde MW 2 ile eş değer bir aksiyonun sunulduğunu söyleyebilirim. Elbette pek çok kusur mevcut ancak Ekim ayında çıkacak oyunun erken beta testi bu, eminim tam sürümde hepsi giderilmiş olacak.
Her iki modda da üç tane sınıf seçebiliyoruz. Bu sınıflar ilk aşamada zayıf sayılabilecek silahlara sahipler. Ancak aynen BC2 ve MW2′de olduğu gibi, tecrübe puanınızı arttırdıkça yeni silahlar ve özellikler açıyorsunuz. Burada sistemin Bad Company 2′ye daha çok benzediğini söyleyebiliriz. Zaten oyunun tek kişilik hikaye modu bizzat EA Los Angeles stüdyolarında geliştirilirken, online multiplayer modu DICE’ın tecrübeli ellerine emanet edilmiş. Bahsettiğimiz üç sınıf ise şu şekilde;
Rifleman - Makineli tüfeğe sahip asker. Yakın ve orta mesafelerde etkili olan askerimizin yan özelliği ise (gene aynen BC2′deki gibi) tüfeğimizden bomba atabiliyor olmamız.
Special Ops - Yakın mesafede etkili tüfeğe sahip asker. Yan özelliği roketatara sahip olması.
Sniper - Uzun mesafelerde etkili olan Sniper’lar, ilk başta oldukça etkisiz bir tüfeğe sahip. Ancak sabırlı olup tecrübe puanınızı arttırırsanız menzili uzun dürbünler ve ikinci silah olarak pompalı tüfek açabilir, çok daha etkili olabilirsiniz.
Ölmeden belli sayıda düşmanı ortadan kaldırırsanız, alternatif özelliklere de sahip oluyorsunuz. Örneğin; haritanın istediğiniz bölgesine roket saldırısı çağırabilir, düzensiz hava saldırıları gerçekleştirebilir veya düşmanların yerini radarda açık edebilirsiniz. MW2′de yer alan özellikleri andırıyor sizin anlayacağınız.

Görsel olarak oldukça etkileyici Medal of Honor. Her ne kadar yapım sürecinin henüz ortasında olsalar da, yapımcılar başarılı bir iş ortaya koymuş. Zengin görsel detaylar ve kaliteli harita tasarımları, oyunu rakiplerinden farklı bir noktaya koyacak şüphesiz. BC2′deki gibi binaları parçalayamıyoruz belki ama ufak detaylar oyunu zenginleştiriyor. Düşman size ateş ederken kaçmaya çalıştığınız bir an düşünün. Hemen yanınızdaki duvara isabet eden kurşunlar yüzünden gözünüzün önünde beton parçaları ve tozlar uçuşuyor. Bu da kendinizi savaşın içinde hissetmenizi sağlıyor. Karakter animasyonları bazı kusurlara rağmen başarılı ve akıcı. En büyük sıkıntı öldürüldüğünüzde ortaya çıkan saçma animasyonlar ancak bunların da tam sürümde düzeltileceğini düşünüyoruz.
Haritaların kalitesinden bahsetmişken, kapalı beta sürümünde sadece iki tane harita oynayabiliyoruz. Helmand Valley haritasını Mission modunda oynuyoruz. Çöl kumlarıyla bezeli bu açık arazi, Taliban’ın yerleşim yerlerinden biri. Tek katlı kulübeleri ve kayalık yapısı ile sıkı çatışmalara sahne oluyor. Aynen BC2 Rush modunda olduğu gibi, sürekli genişleyen bir yapıya sahip -ki bu oyunu oldukça eğlenceli kılıyor. Bir noktayı patlattıktan sonra diğer noktaya ilerliyoruz, burası da haritanın daha ileri bölgelerine gitmek demek. Sürekli aynı bölgede çatışmadığınız, genişleyen bir mod Mission, Helmand Valley de oldukça etkileyici bir harita.
Team Assault modunda ise (Team Deathmatch) Kabul City Ruins isimli haritada oynuyoruz. İki katlı ve balkonlu binaların, yıkılmış evlerin ve arabaların, dükkanların bulunduğu bir harita burası. MW2′deki haritaları andıran Kabul City Ruins, Helmand Valley’e oranla boyut olarak daha küçük. 24 oyuncunun yer aldığı haritada inanılmaz yoğun çatışmalar yaşanıyor. Sniper’ları mutlu edecek gizli noktalar ve düşman ateşinden kurtulmanızı sağlayan kalabalık şehir yapısı, haritayı zevkli kılıyor.

Kontrol dinamiklerine baktığımızda Modern Warfare 2′yi oldukça andıran bir yapı görüyoruz. BC2′ye oranla ölmek ve öldürülmek çok daha kolay. Gizlice ilerlerken ne olduğunu anlamadan 1-2 kurşunda tek yön bilet elinizde Tahtalıköy seyahatine çıkıyorsunuz. Aynı şekilde düşmanları öldürmek de kolay. Aksiyona daha fazla ağırlık veren oyun yapısı içerisinde eğlenceyi de beraberinde getiriyor bu kolaylık. Düşmanları öldürdüğümüzde hemen üzerlerinde kazandığımız puan kısa bir süre için belirip kayboluyor (bu da tanıdık geldi, değil mi?). Bu sayede gözünüzü aksiyondan ayırmadan aldığınız puanı takip edebiliyorsunuz.
Adanmış sunucuların şu an için çok iyi iş çıkarttığını söylemeliyim. Aynen Bad Company 2′de olduğu gibi, rahatlıkla online maçlara başlıyor ve sorunsuz bir oyun tecrübesi yaşıyorsunuz. Lag sorunu, sunucudan düşme, oyuncu bulamama gibi sorunlardan eser yok. Elbette tam sürüm ile birlikte çok daha fazla sayıda oyuncunun sunucuları dolduracağını düşünerek, Ekim ayında tekrar değerlendireceğiz sunucu performansını.
Ses efektleri ve müzikler henüz yapım aşamasında bir oyuna oranla mükemmel. Etnik temalı gergin müzikler yükleme ekranlarında ve ana menüde her an bizimle. Oyun içinde ise yapımcıların yeteneklerini bir kez daha konuşturduklarına şahit oluyoruz. Kendinizi arı kovanında hissetmenizi sağlayacak yoğunlukta ve gerçekçi kurşun sesleri, tok patlamalar ve parçalanma efektleri oyuna gerçeklik katıyor.

Sonuç olarak; şu an için bazı kusurlara sahip Medal of Honor. Görsel eksiklikler, MW2 ve BC2′yi fazlasıyla andıran dinamikler yüzünden kendi kimliğini henüz oluşturamamış olması oyunun en büyük kusurları. Ancak oyunun beta testi aşamasında olduğunu unutmamalıyız. Yapımcılar bu testler sayesinde kusurları görüp gideriyor. Üstelik; mevcut haliyle bile oldukça eğlenceli, aksiyona ağırlık veren ve pek çok FPS oyununa fark atabilecek durumda Medal of Honor. Dileriz yapımcılar Ekim ayına kadar mevcut eksikleri de giderip ”olmuş” bir MoH tecrübesi yaşatırlar bizlere.












Tarih: Temmuz 10th, 2010 01:36
Banada bir beta key geldi . Oyun fazlasıyla cod serisine benzemiş. Bu güzel birşey tabi ama cod serisini geçemediği için cod varken bu oyunu oynamak pekte akıl karı değil. Fakat yinede oyuna bir sempati duydum (Belkide oyuna iyi bir maç skoruyla başlamam katkı sağlamıştır :D )
.
Tek gözüme çarpan hata öldüğümüzde oyunun ufak bir duraksama yapması . Bundan başka genelde başarılı bir oyun olmuş.